2026 Oscar Adayları Açıklandı

98. Akademi Ödülleri için heyecan başladı

Film dünyasının en prestijli ödülleri olan Oscar Ödülleri için geri sayım resmen başladı. Bu yıl 98’incisi düzenlenecek olan Akademi Ödülleri’nin adayları bugün açıklandı. Sinema tutkunlarının merakla beklediği liste, 2026 Oscar yarışının ne kadar güçlü geçeceğinin de sinyallerini veriyor.

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından 1929’dan bu yana verilen Oscar Ödülleri, bu yıl 15 Mart 2026 tarihinde sahiplerini bulacak. Gecenin sunuculuğunu ise ünlü talk show sunucusu ve komedyen Conan O’Brien üstlenecek.

Gelin, 2026 Oscar Ödülleri’nde hangi yapımlar ve isimler öne çıkıyor birlikte bakalım.

 En İyi Film 

  • Bugonia (Focus Features)
  • F1 (Apple Original Films / Warner Bros.)
  • Frankenstein (Netflix)
  • Hamnet (Focus Features)
  • Marty Supreme (A24)
  • One Battle After Another (Warner Bros.)
  • The Secret Agent (Neon)
  • Sentimental Value (Neon)
  • Sinners (Warner Bros.)
  • Train Dreams (Netflix)

 En İyi Yönetmen

2026 Oscarları’nda yönetmen koltuğunda güçlü ve auteur isimler dikkat çekiyor:

  • Chloe Zhao (Hamnet)

  • Josh Safdie (Marty Supreme)

  • Paul Thomas Anderson (One Battle After Another)

  • Joachim Trier (Sentimental Value)

  • Ryan Coogler (Sinners)

En İyi Erkek Oyuncu

Bu yıl oyunculuk kategorileri oldukça iddialı:

  • Timothée Chalamet (Marty Supreme)

  • Leonardo DiCaprio (One Battle After Another)

  • Ethan Hawke (Blue Moon)

  • Michael B. Jordan (Sinners)

  • Wagner Moura (The Secret Agent)

En İyi Kadın Oyuncu

Kadın oyuncu kategorisi, hem duygusal hem de güçlü performanslarla dolu:

  • Jessie Buckley (Hamnet)

  • Rose Byrne (If I Had Legs I’d Kick You)

  • Kate Hudson (Song Sung Blue)

  • Renate Reinsve (Sentimental Value)

  • Emma Stone (Bugonia)

 En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

  • Benicio del Toro (One Battle After Another)

  • Jacob Elordi (Frankenstein)

  • Delroy Lindo (Sinners)

  • Sean Penn (One Battle After Another)

  • Stellan Skarsgård (Sentimental Value)

 En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

  • Elle Fanning (Sentimental Value)

  • Inga Ibsdotter Lilleaas (Sentimental Value)

  • Amy Madigan (Weapons)

  • Wunmi Mosaku (Sinners)

  • Teyana Taylor (One Battle After Another)

En İyi Orijinal Senaryo

  • Blue Moon

  • It Was Just An Accident

  • Marty Supreme

  • Sentimental Value

  • Sinners

En İyi Uyarlama Senaryo

  • Bugonia

  • Frankenstein

  • Hamnet

  • One Battle After Another

  • Train Dreams

 En İyi Casting

  • Hamnet

  • Marty Supreme

  • One Battle After Another

  • The Secret Agent

  • Sinners

En İyi Uzun Metraj Animasyon

  • Arco

  • Elio

  • KPop Demon Hunters

  • Little Amelie or the Character of Rain

  • Zootopia 2

En İyi Uluslararası Film

  • The Secret Agent

  • It Was Just An Accident

  • Sentimental Value

  • Sirat

  • The Voice of Hind Rajab

Oscar Gecesine Doğru

2026 Oscar adayları, bu yıl sinemanın hem büyük hikâyelere hem de derin duygusal anlatılara ne kadar alan açtığını gösteriyor. Şimdi gözler, 15 Mart gecesinde hangi filmlerin ve performansların Oscar’la buluşacağında.

Ayrılık da Sevdaya Dahil İncelemesi: 90’lar Sıcaklığı, Tiyatro Aşkı ve Bitmeyen Çelişkiler

Ayrılık da Sevdaya Dahil: Tiyatroya Yazılmış Bir Aşk Mektubu mu, Çelişkilerin Üzerine Kurulmuş Bir Melodram mı?

Bazı diziler daha ilk tanıtımından itibaren “benim dizim” hissini verir. Ayrılık da Sevdaya Dahil benim için öyleydi. Fragmandan taşan 90’lar hissi, mahalle sıcaklığı, İstanbul’un tanıdık sokakları ve melodramın o eski usul melankolisi… İzlemek için can attım ve çıktığı gibi izledim.

Ve evet: Dizi atmosfer kurmayı biliyor. Mekânlar, müzik, ritim yer yer gerçekten çok iyi. Ancak aynı dizi, kendi kurduğu dünyanın tutarlılığını sık sık kendi eliyle bozuyor. Bu yazı, tam olarak bu ikili duygunun yazısı.

Dizinin Hikâyesi: Tahsilatçı Kemal – Senarist Afife

Ayrılık da Sevdaya Dahil, tefeci bir ailenin içinde büyüyen Kemal ile senaryo yazarı Afife’nin yollarının kesişmesini anlatıyor. Kemal tahsilatçılık yapan, varoluşunu kurallar, borçlar ve güç dengeleri üzerinden kurmuş bir karakter. Afife ise zorunlu olarak işlettiği lokantasında hayata tutunmaya çalışan, aynı zamanda senaryo yazarlığı ve eğitmenlik yapan bir kadın. İki karakter, bir borç meselesi yüzünden karşı karşıya geliyor.

Kâğıt üzerinde bu karşılaşma çok güçlü bir dramatik zemin sunuyor: sınıf farkı, iktidar, etik, hayatta kalma ve aşk. Sorun, dizinin bu güçlü malzemeyi çoğu zaman derinleştirmek yerine kolay çözümlerle geçiştirmesi.

YouTube Videoları: Senaryo Eğitimi Fikri Güçlü, Uygulaması Problemli

Dizinin en özgün taraflarından biri, her bölümün Afife’nin YouTube’da çektiği senaryo eğitimi videolarıyla açılması. Bu videolar yalnızca bir anlatı süsü değil; her biri bir senaryo yazımı başlığına karşılık geliyor ve bölümün dramatik yapısını teorik olarak beslemeyi amaçlıyor:

  • Karşılaşma
  • Çatışma
  • Kaos
  • Yakınlaşma
  • Değişim
  • Aşk
  • Kahraman
  • Melodram

Bu fikir kağıt üzerinde çok iyi. Afife’nin mesleğiyle dizinin yapısının örtüşmesi, hikâyenin “kendi kendini anlatan” bir yapıya dönüşmesini sağlayabilirdi. Ancak burada ciddi bir tutarsızlık var.

Afife, geçmişte Kemal’in kaldığı Kartal Cezaevi’nde senaryo eğitimi vermiş bir eğitmen. İyi senaryo yazımı için öğrencilere okuma listeleri verdiğini biliyoruz. Eğitmenlik yapan biri için bu listelerin yıllar içinde değişse bile ana omurgasının unutulması neredeyse imkânsızdır. Buna rağmen Afife, Kemal kitapları sorduğunda “hatırlamıyorum” diyor. Üstelik bahsi geçen kitap, unutulması zor bir eser.

Bu nokta küçük gibi görünse de karakterin mesleki inandırıcılığını ciddi biçimde zedeliyor. Afife’nin senaristliği ve eğitmenliği, hikâyenin merkezinde olması gerekirken, yer yer yalnızca “etiket” gibi duruyor.

Bir de şu var: Bu kadar tiyatronun, oyunculuğun, sahnenin konuşulduğu bir dünyada referans verilen metinlerin de o dünyaya daha fazla temas etmesi beklenirdi. Amok Koşucusu elbette kıymetli bir metin; ancak dizinin kurduğu kültürel bağlam düşünüldüğünde, daha isabetli seçimler yapılabilirdi.

Neslihan: Güçlü Kadın Potansiyelinden ‘Hak Eden’ İmajına

Yasemin Kay Allen’ın canlandırdığı Neslihan, Kemal’in nişanlısı ve tefeci düzeninin mali işlerini yürüten bir kadın. Kemal hapisteyken yanında duran, sistemin “pis” tarafını bilen biri. Aynı zamanda tam bir dizi tutkunu; diziler izliyor, yorumluyor, ana akım seyircinin beklentilerini dile getiriyor.

Dizi, Neslihan üzerinden bir seyirci eleştirisi kurmaya çalışıyor. Ancak bu eleştiri, Afife’nin –sektörü bilmesi gereken kişi olmasına rağmen– Neslihan’a tepeden bakan, küçümseyen tavrıyla zayıflıyor. Afife sanki kendi dışındaki herkesi küçümsüyor: sevgilisini, arkadaşını, Neslihan’ı; hatta yer yer kendisini. Ama dizi bunu bir karakter kusuru olarak değil, çoğu zaman haklı bir pozisyon gibi sunuyor.

Bu durum özellikle Afife–Neslihan yüzleşme sahnesinde iyice görünür oluyor. Yine mağdur Afife oluyor; Neslihan ise tefeci düzenindeki konumu üzerinden “kapitalist, soğuk” bir yere itiliyor. Oysa aynı sahnelerde Afife, tefeci düzeninin başındaki “duygusal” erkeği savunuyor. Yani Kemal’i anlayan hep Afife, Neslihan ise adım adım “aldatılmayı hak eden” imajına sürükleniyor.

Kadınlar arası bir yüzleşme, kadın karakterleri derinleştirebilecekken; dizi bir kadını diğerine feda ederek merkezini korumayı tercih ediyor.

Kemal ve Bitmeyen Erkeklik Döngüsü

Kemal karakteri, artık izlemekten yorulduğumuz bir erkeklik anlatısına yaslanıyor: sert, yaralı, geçmişi problemli ve bir kadının şefkatiyle “anlaşılacak” erkek. Bu erkeklerin anneleri gibi kadınların peşinden koşması gerçekten yorucu. O zaman başta öyle bir kadınla olun; o ana kadar da kimseye âşık rolü yapmayın.

Rüya sahneleri de (el ele tutuşulan kadın, gizlenen yüz) dramatik bir gizem gibi kurulsa da tahmin edilmesi çok kolay bir kader mekanizmasına dönüşüyor.

Bir de tefeci dünyası meselesi var: Para verdiği adamlar tarafından kandırılan, fazla naif yazılmış bir tefeci düzeni… Burada mesele “herkes biraz iyi biraz kötüdür” değil; mesele, bu dünyanın sertliğinin tutarlı biçimde kurulup kurulmadığı.

Kadın Hakları Dili ve Eylem Sahnesi: En Büyük Kırılma

Dizi, kadın hakları diliyle temas ediyor: “bayan” kelimesine tepki, dil hassasiyeti, kadın yürüyüşü sahnesi… Bunlar doğru yazılsa çok güçlü bir politik damar olabilirdi.

Ama Afife, kendi aldatılma öfkesini yaşarken bir yandan da başka bir kadının aldatılmasına vesile olan bir ilişkinin içine giriyor. Bu çelişki sorgulandığında ise “bazen öyle gerekir” denilerek meşrulaştırılıyor.

İşte tam bu noktada dizi ciddi bir problem yaşıyor:
Bu kadın hangi kadınların hakkını savunuyor?
Feminist yürüyüşler sadece öldürülen kadınlar için mi?

Eylem sahnesi, yüzleşme üretmeyince yalnızca “güncel görünme” dekoruna dönüşüyor ve dizinin en sinir bozucu tercihlerinden biri haline geliyor.

Dizinin En Güçlü Yeri: Tiyatro Hafızası

  • Ve sonra dizi bir anda bambaşka bir yere çıkıyor.
  • Tiyatro hikâyeleri…
  • İsimlerin tek tek anılması…
  • Fotoğraflar…

Haldun Taner, Ferhan Şensoy, Münir Özkul, Tilbe Saran, Cevat Çapan, Metin Deniz, Genco Erkal, Gülriz Sururi, Cüneyt Türel, Şevket Altuğ, Umur Bugay, Şener Şen, Afife Jale…

Bu sahneler, dizinin açık ara en iyi, hatta neredeyse “tek gerçekten iyi” sahneleri. Bir kültür hafızasına saygıyla eğiliyor. Keşke bu hat, dizinin ana omurgası olsaydı.

Ayrılık da Sevdaya Dahil, iki ayrı diziyi aynı anda taşımaya çalışıyor:

  • Tiyatroya, kültüre ve hafızaya saygıyla bakan; 90’lar hissini iyi kuran, sakin ve sahici bir melankoli dizisi
  • Çelişkilerini yüzleşmeye çevirmeyen; güncel hassasiyetleri dekor gibi kullanan; melodram reflekslerine teslim bir aşk dizisi

Malzeme çok iyi olduğu için, yanlış tercihler daha çok batıyor.

Tiyatro hattı bu kadar güçlü olmasaydı bu dizi bu kadar sinir de bozmazdı. Çünkü insan, iyi bir şeyin harcanışına daha çok kızıyor.

İÇİMİZDE 2026’NIN HEYECAN VERİCİ HİKAYELERLE DOLUP TAŞACAĞINA DAİR BİR HİS VAR

NETFLIX, 2026’DA YAYINLANACAK İÇERİKLERİNİ PAYLAŞTI

Netflix, 2026 yılı için merakla beklenen dizi, film ve oyunlarını açıkladı. Yıl boyu izleyicileri güldürecek, ağlatacak, şaşırtacak ve daha pek çok duyguyu bir arada yaşatacak içeriklerde, yepyeni dünyalar ve sürpriz karakterlerle herkese hitap edecek bir şeyler var.

 

Bu yıl kalplerimiz Bridgerton’ın dördüncü sezonuyla çarparken aksiyon, macera ve gerilim ise APEXThe RIPDenzel WashingtonRobert Pattinson ve Daisy Edgar-Jones’u buluşturan Here Comes the Flood ve ikinci sezonuyla geri dönen 3 Cisim Problemi gibi içeriklerle peşimizden koşacak. Gizlenen tüm sırlar Lupin’in yeni bölümleri ve Enola Holmes hikayesinin üçüncü filmiyle açığa çıkarken, geçmişin kapıları Peaky Blinders: Ölümsüz AdamYüzyıllık Yalnızlık 2. Kısım ve Agatha Christie – Yedi Kadran ile yeniden aralanacak.

Aksiyon dolu çekişmeler, beğeniyle karşılanan ilk sezonundan sonra ikinci sezonuyla geri dönen antoloji türündeki dizi BEEF ile bu yıl da devam ederken Nobody Wants This’in üçüncü sezonuyla aşk, izleyenleri bir kez daha beklenmedik şekilde yakalayacak.

The Gentlemen hikayesinin sürprizlerle dolu ikinci sezonuyla izleyiciyle buluşacağı bu yıl, yeni sezonlarıyla geri dönen içerikler arasında ayrıca sürükleyici hikayesiyle merakla beklenen Avatar: The Last Airbender ve The Diplomat da yer alıyor. One Piece efsanesinin yeni bölümleriyle devam edeceği bu yıl, Dan Levy’nin yaratıcısı olduğu ve Boran Kuzum’un da yer aldığı oyuncu kadrosuyla dikkat çeken yeni dizi Big Mistakes de Netflix’te izleyicilerle buluşacak.

2026’da yayınlanması heyecanla beklenen yapımlar bunlarla sınırlı kalmıyor. İzleyenleri pek çok farklı duyguyla yakalayacak yeni içerikler arasında başrollerinde Robert De Niro, Michelle Monaghan ve Adam Scott gibi isimleri buluşturan ve Anthony & Joe Russo kardeşlerin bu defa yapımcı koltuğunda oturdukları The Whisper Man, Ryan Murphy ve Ian Brennan imzalı yeni dizi Monster: The Lizzie Borden Story, Rafael Nadal’ın ilham veren kariyer yolculuğuna odaklanan belgesel dizisi RafaA.J. Quinnell‘in aynı isimli romanlarından uyarlanan Man on Fire ve izleyenleri Hawkins’e geri götürecek animasyon türündeki dizi Stranger Things: Sene 1985 yer alıyor. Ayrıca, Ben Affleck’in hem yönettiği hem de başrolünü üstlendiği AnimalsVincent Cassel’in başrolünde yer aldığı film Quasimodo ve çok daha fazlası 2026’da Netflix’te yayınlanacak.

İçinizdeki çocuk ise, Susam Sokağı’ndaki dostlarınız ve Michael B. Jordan ile Juno Temple’ın seslendirme kadrosunda yer aldıkları, 2026 yılında yayınlanacak animasyon türündeki Swapped’in hikayesiyle uyanacak.

Merakla Beklenen Yeni Yerli İçerikler de İzleyenlerle 2026’da Buluşacak

 

15 Ocak’ta başrollerini İbrahim ÇelikkolEmine Meyrem ve Yasemin Kay Allen’ın paylaştığı yeni dizi Ayrılık da Sevdaya Dahil ile senenin ilk yeni yerli içeriği yayına girerken; Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un modern klasikler arasında yer alan aynı isimli romanından uyarlanan Masumiyet Müzesi için heyecanlı bekleyiş 13 Şubat’ta son bulacak. İçimizi ısıtan dostlukları, heyecan dolu aşk hikayeleriyle Kimler Geldi Kimler Geçti ve sevginin güçlü bağından destek alan arkadaşlıkların önemini hatırlatan Zeytin Ağacı gibi sevilen yapımların yeni sezonlarıyla geri döneceği bu yıl, pek çok yeni yerel hikaye de izleyenlerle buluşturacak.

Peki, sizin bir sonraki keşfiniz ne olacak?