Art Show 2026, 8.500 Sanatseverin Katılımıyla Gerçekleşti

Yapı Kredi Özel Bankacılık ana sponsorluğunda, Uluslararası Sanat Galerileri Derneği (USGD) çatısı altında ve 2Plan Terminal – Etiler’de gerçekleşen Art Show Galeriler Buluşması 2026, dört gün boyunca 8.500 sanatseveri ağırladı. Rekabet yerine dayanışmayı, hiyerarşi yerine şeffaf ve erişilebilir bir yapıyı merkeze alan organizasyon; galerileri eşit bir zeminde buluştururken çağdaş sanatın güncel dinamiklerine güçlü bir platform sundu.

 

Sergi seçkisi ve yoğun ilgi gören söyleşi programıyla Art Show 2026, yalnızca bir sergi alanı değil; düşünsel üretimi besleyen, diyalog ve iş birliğini güçlendiren bir buluşma noktası oldu. Kâr amacı gütmeyen yapısıyla galerilere daha özgür ve deneysel sunumlar gerçekleştirme imkânı tanıyan Art Show, sanat dünyasında sürdürülebilir ve kapsayıcı bir modelin altını bir kez daha çizdi.

 

Dört gün boyunca süren yoğun ilgi, satış performansına da güçlü biçimde yansıdı. Katılımcı galeriler gerçekleşen satışlardan duydukları memnuniyeti dile getirirken, sergilenen eserlerin önemli bir bölümünün koleksiyonerler tarafından edinildiği paylaşıldı. Bu tablo, Art Show’un yalnızca düşünsel ve sektörel bir buluşma değil; aynı zamanda sanat üretiminin koleksiyonlarla buluştuğu, sürdürülebilir ilişkilerin kurulduğu güçlü bir zemin sunduğunu ortaya koydu. Art Show 2026, sanat ekosisteminde kalıcı kazanımın rekabetten ziyade dayanışma ve şeffaflık temelinde de mümkün olduğunu gösteren somut bir model olarak öne çıktı.

 

Türkiye’de galericilik mesleğinin kurumsallaşması ve dayanışma içinde şeffaf bir ekosistemin temellerini atma hedefiyle faaliyet gösteren Uluslararası Sanat Galerileri Derneği (USGD) çatısı altında düzenlenen Art Show Galeriler Buluşması 2026, 2Plan Terminal – Etiler’de, Yapı Kredi Özel Bankacılık ana sponsorluğunda gerçekleşti. 

 

“İmkânsız Aşk” ile Sanatın Kritik Eşiği

 

“İmkânsız Aşk” başlıklı söyleşi programı, Art Show: Galeriler Buluşması 2026 kapsamında iki gün boyunca yoğun ilgiyle gerçekleşerek sanat dünyasının güncel tartışmalarına güçlü bir zemin sundu. Uluslararası Sanat Galerileri Derneği (USGD) çatısı altında, 2Plan Terminal – Etiler’de düzenlenen programda; Körfez Bölgesi’nin sanat merkezi olarak yükselişinden videonun dönüşümüne, merkez dışında bienal üretiminden kültürel popülizm çağında sanat kurumlarının rolüne; kadın koleksiyonerlerin dönüştürücü etkisinden örgütlenme pratiklerine ve Türkiye’de sanat eleştirisinin konumuna uzanan geniş bir çerçevede tartışmalar yürütüldü. Yerel ve uluslararası konuşmacıları bir araya getiren “İmkânsız Aşk” söyleşileri, farklı perspektifleri buluşturarak izleyiciler üzerinde güçlü bir etki yarattı ve Art Show 2026’nın düşünsel derinliğini pekiştiren önemli bir program olarak öne çıktı.

 

Art Show 2026’nın En Önemli Anlarından Biri: Onur Ödülü

 

Art Show 2026’nın en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak, Uluslararası Sanat Galerileri Derneği tarafından bu yıl ilk kez verilen Onur Ödülü, 40 yılı aşkın süredir galericilik mesleğini sürdüren Nuran Terzioğlu’na takdim edildi. Kuru Kahveci Mehmet Efendi sponsorluğunda gerçekleşen tören, emeğin, sürekliliğin ve sanat dünyasındaki kültürel hafızanın önemini vurgulayan anlamlı bir buluşma oldu.

 

Katılımcı Galerilerden Art Show 2026’ya İlişkin Görüşler

 

Pilevneli Galeri, Art Show Galeriler Buluşması 2026’dan; yerel galerileri bir araya getiren, erişilebilir ve dinamik bir fuar yapısı sunmasını ve koleksiyonerlerle sanat izleyicileriyle nitelikli temas imkânı yaratmasını beklediklerini belirtti. Etkinliğin bu beklentileri genel olarak karşıladığını ifade eden galeri, fuar alanının planlaması, lojistik süreçler ve organizasyon ekibinin koordinasyonunu başarılı bulduklarını; operasyonel akışın düzenli ve profesyonel şekilde ilerlemesinden memnuniyet duyduklarını vurguladı. Gelecek edisyonlarda ziyaretçi sayısının artırılması ve katılımcı galeri çeşitliliğinin genişletilmesinin etkinin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını belirten Pilevneli, Art Show’un her yıl ölçeğini büyüterek sanat ekosisteminde kalıcı bir organizasyon haline geleceğine inandıklarını ifade etti.

PG Art Gallery, Art Show Galeriler Buluşması’nı galeriler ile koleksiyonerler arasında daha doğrudan ve samimi bir iletişim zemini kuran bir platform olarak değerlendirdiklerini belirtti. Solo olarak temsil ettikleri Ceren İren’in üretimlerini diyalog odaklı ve nitelikli bir izleyici kitlesiyle buluşturma beklentilerinin büyük ölçüde karşılandığını ifade eden galeri, özellikle ilgili ve etkileşime açık ziyaretçi profili sayesinde eserler üzerine derinlikli sohbetler gerçekleştirildiğini vurguladı. Mekânsal kurgunun erişilebilir ve samimi yapısının izleyici ile eser arasında doğrudan bir ilişki kurulmasını desteklediğini belirten PG Art Gallery, gelecek edisyonlarda söyleşi ve sanatçı konuşmaları gibi içeriklerin artırılmasının, ayrıca genç koleksiyonerler ve sanat profesyonellerine yönelik programların geliştirilmesinin Art Show’un sürdürülebilir bir sanat ekosistemi oluşturma potansiyelini daha da güçlendireceğini dile getirdi.

 

Galeri 77 Direktörü Buğra Uzunçelebi, Art Show 2026’ya hazırlanırken önceki edisyondaki mekânsal ve teknik aksaklıkların tekrar edip etmeyeceğine dair tereddüt yaşadıklarını; ancak yeni edisyonda seçilen mekânın geniş, konforlu ve güçlü altyapısıyla bu kaygıları tamamen ortadan kaldırdığını belirtti. Solo ve duo sergi modelinin fuarı klasik yapılardan ayrıştırarak galerilere daha küratöryel ve bütünlüklü sunumlar hazırlama imkânı tanıdığını vurgulayan Uzunçelebi, ziyaretçilerin sanatçıların üretimlerini daha derinlikli deneyimleme fırsatı bulduğunu ifade etti. Katılımcı galerilere gösterilen özen ve etkinliğin dayanışma ruhunun memnuniyet verici olduğunu dile getiren Galeri 77, gelecek edisyonlarda bu eşitlikçi sinerjinin korunarak kapsamın daha da genişletilmesini temenni ettiklerini, teknik anlamda ise stant içlerinde çoklu priz gibi küçük ama işlevsel iyileştirmelerin faydalı olacağını paylaştı.

 

Galeri Nev kurucusu Haldun Dostoğlu, Art Show Galeriler Buluşması’na özellikle derneğin kuruluşunun ardından gerçekleşen ilk etkinlik olması nedeniyle ayrı bir önem atfettiklerini ve Uluslararası Sanat Galerileri Derneği kimliğinin güçlü biçimde öne çıkmasını, galerilerin Dernek çatısı altındaki birlikteliğinin vurgulanmasını beklediklerini ifade etti. Etkinlik süresince ziyaretçiler ve meslektaşlarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler doğrultusunda bu beklentinin büyük ölçüde karşılandığını belirten Dostoğlu, mekânın kent içindeki konumunun etkinliğe önemli katkı sağladığını ve mümkünse aynı alanda devam edilmesini önerdi. Katılımcı galeri sayısının 34–36’ya çıkarılabileceğini dile getiren Dostoğlu, etkinlik öncesinde alınan kararlara tüm galerilerin ortak bir anlayışla sahip çıkmasının önemine de dikkat çekti.

 

artSümer, Art Show 2026’yı beklentilerinin oldukça üzerinde, girişten itibaren her detayı titizlikle planlanmış bir organizasyon olarak değerlendirdi. Konuşma programının içeriği ve davetli çeşitliliğinin sektörün farklı alanlarını kapsamasını, ayrıca 40 yıllık hatır vurgusuyla verilen Onur Ödülü’nü son derece anlamlı bulduklarını belirten galeri, Art Show’un bir dernek organizasyonu olması nedeniyle vizyon ve misyonunun net biçimde tanımlanmasını ve galeri seçim kriterlerinin şeffaflaştırılmasını önerdi. İçerik kalitesinin fuar benzeri yapılardan ayrışan temel unsur olması gerektiğini vurgulayan artSümer; sanatçı ve eser seçimi, solo/duo kriterleri, enstalasyon alanları gibi başlıklarda net çerçeveler oluşturulmasını; ayrıca private view gününün güçlendirilmesi, collectors’ ve exhibitor lounge alanlarının geliştirilmesi, uluslararası basın ve yayınların katılımı, özel ödül kategorileri ve büyük ölçekli enstalasyonlara alan açılması gibi yeniliklerle etkinliğin daha da ileri taşınabileceğini ifade etti.

 

Art On, Art Show Galeriler Buluşması’ndan galeriler arası dayanışmayı güçlendiren, nitelikli üretimleri bir araya getiren ve koleksiyonerlerle doğrudan, sağlıklı bir temas alanı yaratan samimi ama profesyonel bir platform beklentisi taşıdıklarını belirtti. Etkinliğin bu beklentileri büyük ölçüde karşıladığını ifade eden galeri, bilinçli ve ilgili ziyaretçi profili, galeriler arasında kurulan yapıcı diyalog ve fuarın dengeli ölçeğini öne çıkan güçlü unsurlar arasında gösterdi. Organizasyon sürecindeki özverili ve çözüm odaklı yaklaşımın katılımcılar açısından güven verici olduğunu vurgulayan Art On, gelecek edisyonlarda kurumsal koleksiyoner ve küratör katılımının artırılmasının, ayrıca genç koleksiyonerleri ve yeni izleyici kitlesini hedefleyen yan programların geliştirilmesinin etkinliğin etki alanını daha da genişleteceğini ifade etti.

 

x-ist Kurucu ve Üst Yöneticisi Daryo Beskinazi, Art Show Galeriler Buluşması 2026’nın ilk edisyona kıyasla beklentilerinin ötesinde bir başarı sergilediğini belirtti. Mekân seçimi, organizasyon yapısı, galeri kalitesi ve teknik altyapının son derece güçlü olduğunu vurgulayan Beskinazi, söyleşi programını doyurucu, ekipleri ise etkin ve özverili bulduğunu ifade etti. İletişim çalışmalarının daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşmasının etkileşimi artırabileceğini dile getiren Beskinazi, gelecek edisyonlarda sanatçı sayısına sınırlama getirilebileceğini ancak solo ya da duo zorunluluğunun galerilerin üretim dinamikleri açısından esnetilmesinin daha kapsayıcı bir yaklaşım olacağını değerlendirdi.

 

Art Show 2026 Güçlü İş Birlikleri 

Art Show: Galeriler Buluşması 2026, Yapı Kredi Özel Bankacılık ana sponsorluğunda ana sponsorluğunda hayata geçirildi. Etkinliğe Avant D’Art, Bakırkazan, Diageo Türkiye, Memorial Sağlık Grubu, Marriott Executive Apartments İstanbul Fulya, Koton, Nurus, Pesent’e, Shubuo ve Uludağ çeşitli alanlarda destek verirken. Art Show: Galeriler Buluşması 2026’nın paydaşları arasında yer alan Borderless, sanatçı kitapları ve edisyonlarını; Status Co ise koleksiyonluk sanat ve tasarım ürünlerini kendi alanlarında sergiledi. Etkinlik boyunca Petra ve Tavern de ziyaretçilere lezzetli atıştırmalıklar sunarak eşil etti. 

 

Katılımcı Galeriler: Ambidexter, Art On İstanbul, artSümer, Bosfor, BüroSarıgedik, C.A.M. Galeri, DİRİMART, EVİN, Ferda Art Platform, Galeri 77, Galeri Nev İstanbul, Galerist, KAIROS, Martch Art Project, MERKUR, OG Gallery, Öktem Aykut, PG Art Gallery, Pi Artworks, PİLEVNELİ, PİLOT, SANATORIUM, Simbart Projects, Galeri Siyah Beyaz, SanaMekan, The Pill, Versus Art Project, x-ist, Zilberman

EFORSUZ GÜZELLİK MÜMKÜN MÜ?

RYAN MURPHY’NİN MERAKLA BEKLENEN YENİ DİZİSİ ‘THE BEAUTY’, 

İLK 3 BÖLÜMÜYLE ŞİMDİ SADECE DISNEY+’TA!

 

The Guardian ve Variety gibi global basın dünyasından önemli mecraların, “İzleyicilerin bu çılgın ve kusurlu yolculuğa kendilerini hazırlamaları gerekecek; ancak pişmanlık duyarak ayrılmayacaklar”, “İzleyiciyi adeta sersemleten derecede etkileyici bir güzelliğe dair korku.” cümleleriyle yüksek notlar verdiği FX’ten ‘The Beauty’, ilk 3 bölümüyle şimdi sadece Disney+’ta diziseverlerle buluşuyor. Dizinin yeni bölümleri her hafta Perşembe günü platformdaki yerini alacak. 

 

İSTANBUL, Türkiye (22 Ocak 2026) – “Tek bir enjeksiyonla güzelliğe kavuş.” Bu vaat, uluslararası bir virüsü beraberinde getiriyor ancak bu virüs de cinayete dönüşüyor. Hem de tüm dünyayı etkisi altına alan… Ve Disney+, izleyicilerini bugünden itibaren ilk enjeksiyonu paylaşmaya bekliyor. 6 Emmy Ödülü sahibi ve imza attığı her projeyle tüm dünyanın konuştuğu Ryan Murphy’nin uzun süredir heyecanla beklenen dizisi FX’ten ‘The Beauty’ilk 3 bölümüyle bugünden itibaren sadece Disney+’ta seyredilebilir.

 

11 bölümden oluşan dizi, uluslararası süpermodellerin gizemli ve de vahşi şekillerde hayatlarını kaybetmeye başlamalarıyla yüksek moda dünyasının karanlık yüzünü açığa çıkarıyor. FBI ajanları Cooper Madsen (Evan Peters) ve Jordan Bennett (Rebecca Hall), bu gizemli ölümle sonuçlanan vakaların ardından gerçeği aydınlatmak üzere Paris’e gönderilir. Soruşturma derinleştikçe, sıradan insanları fiziksel mükemmelliğe ulaştıran ancak ölümcül sonuçları olan bir virüs keşfederler. Bu gerçek onları, gizemli teknoloji milyarderi The Corporation’ın (Ashton Kutcher) hedefi haline getirir. Kutcher’ın hayat verdiği karakter, gizlice ‘The Beauty’ olarak bilinen mucizevi bir ilaç geliştirmiştir ve trilyonluk imparatorluğunu korumak için The Assassin kod adlı tetikçisini (Anthony Ramos) devreye sokmak dahil her şeyi yapmaya hazırdır. Salgın büyürken kaosun tam merkezinde kalan Jeremy (Jeremy Pope) ise kendi amacını bulmaya çalışır. Ajanlar Paris, Venedik, Roma ve New York’u kapsayan dünyanın dört bir yanındaki kovalamacada insanlığın geleceğini değiştirebilecek bu tehdidi durdurmak için zamana karşı yarışır.

 

Bella Hadid, Ben Platt, Isabella Rossellini, Lux Pescal, Nicola Peltz Beckham ve Vincent D’Onofrio gibi yıldız isimlerin konuk oyuncuları arasında yer aldığı ‘The Beauty’, Ryan Murphy ile birlikte Matthew Hodgson’ın imzasını taşıyor. Jeremy Haun ve Jason A. Hurley’nin birlikte yazdığı çizgi roman serisinden uyarlandı.

 

Dünyanın en büyük ticaret malzemesi olan “güzellik” kavramını vahşi şekilde ele alan FX’ten ‘The Beauty’, ilk 3 bölümüyle şimdi sadece Disney+’ta diziseverlerle buluşurken, izleyiciler her hafta Perşembe günü dizinin yeni bölümlerini seyredebilecek.

URLA’DA SANATA HEYECANLI BİR YOLCULUK

Modern bir anlayışla gelenekselliği de koruyan Galeri Binyıl, özel projesi Binyilart Project kapsamındaki sergilerine Tuğçe Çalımbay’ın “HIDDEN” başlıklı kişisel sergisi ile devam ediyor.

Tuğçe Çalımbay’ın Sergisi, 8 Şubat – 31 Mart 2026 tarihleri arasında Galeri Binyıl & Urla Statera Vineyards’da sanatseverlerle buluşacak.

Türk futbolunun efsane isimlerinden Rıza Çalımbay’ın sanatçı kızı Tuğçe Çalımbay’ın “HIDDEN” başlıklı kişisel sergisi, izleyiciyi yalnızca görmeye değil,  bakmaya, hissetmeye, durmaya ve kendi iç dünyasıyla yüzleşmeye davet ediyor.

 

Tuğçe Çalımbay: Resimle Bir Yüzleşme Hikâyesi  “HIDDEN” 

Galeri Binyıl’ın  özel projesi Binyilart Project kapsamında kaçırılmayacak bir sergi;

 

Tuğçe Çalımbay’ın doğanın sihirli gücünü ve içselliğini ele alan eserleri, “HIDDEN” kavramı ile izleyiciyle buluşuyor. Tuz kristallerinin ışıkla kurduğu ve birbirinin içine işleyen ilişki, doğada içerisinde ki mekanın naturel atmosferiyle harmanlanarak dingin ama düşündürücü bir deneyim sunuyor. 

 

Çalımbay için sanat, hayatının her zaman ayrılmaz bir parçası oldu. Akrilik ve sulu boya gibi malzemelerle farklı tekniklerde ürettiği resimlerle kendini ifade etmeyi sürdürdü.  Duygu ve hislerinde ki yolculukta yarattığı eserlerinde daha çok doğa ve mekân temalarına odaklanırken, hem tasarım hem de sanat alanındaki bilgi birikimini harmanladı.

 

İç yolculuğundaki mağarasında tüm sıkışmışlıklardan sıyrılıp dönüştüğü aydınlığı sanatla aktarmak, Tuğçe Çalımbay’ın resimle kurduğu ve hissettiği ilişki, bir tutkudan çok içsel bir deneyim ve yüzleşmenin sonucu olarak yol alıyor. Sanatçı, estetik kaygıdan daha çok kendine dönerek, bastırılmış duygular ve bilinçaltıyla kurulan güçlü bir birliktelik üzerine kurguluyor.

 

Bu yaratım hikâyesinin fikri, bir tatil sırasında karşılaştığı dar, karanlık ve kasvetli bir kaya geçidinde başlıyor. Başlangıçta sıradan bir doğa yürüyüşü gibi görünen bu iç yolculuk, birkaç adım sonra karanlığı ve sessizliğiyle farklı bir anlam kazanıyor. Çalımbay için bu sadece fiziksel bir geçiş değil, kendi derinliklerine, uzun süre kaçtığı korkulara ve sonrasında anılara doğru yapılan içsel bir yolculuğa dönüşüyor.

 

Geçitte ilerledikçe hissedilen sıkışmışlık ve karamsarlık, çocukluk döneminden beri zihninde yer eden rüyaları ve bildiği çaresizlik duygusunu gün yüzüne çıkarıyor. Bu deneyim, yalnızca bir korku alanı yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda başka bir evreye dönüşüyor. Sanatçının resimleri tam da bu noktada netleşiyor: korkuyla yüzleşmenin, içsel sıkışmışlığın ve bu yolda ilerlerken dönüştüğü izler, güçlü bir hikayeye dönüşüyor.

 

Çalımbay’ın resimlerinde ki klostrofobik korku, taş ve tuz dokularıyla daha da belirginleşiyor. Sert yüzeyler kendi mağarasında sıkışmışlık hissi yaratırken; soğuk tonlar içe kapanmayı, sıcak renklerde beliren çatlaklar ise çıkış ve dönüşüm isteğini simgeliyor. Tuzun kristalize yapısı donmuş anıları, taşın sertliği ise korku ve çaresizliği temsil ediyor.

 

KAÇIRILMAYACAK BİR BULUŞMA

Tuğçe Çalımbay’ın “HIDDEN” başlıklı kişisel sergisi, 8 Şubat – 31 Mart 2026 tarihleri arasında Galeri Binyıl & Urla Statera Vineyards’da ziyaret edilebilir.

 

Tuğçe Çalımbay “ HIDDEN “  

Tarih: 8 Şubat – 31 Mart 2026

Mekân:G Statera Vineyards, Urla

Özbek Mah. 6115 Sok. N0;10 Urla / İzmir 

 

Küratör: İlknur Şanal – 0532 296 76 42

Sanat Yönetmeni: Mehmet Arif Erdem – 0532 401 15 05

Galeri Binyıl

Rüştiye Sok. 24/1 Kalamış, Kadıköy, İstanbul

@binyilart | www.galeribinyil.com

 

 

Galeri Binyıl, 2026 yılı boyunca Kalamış’taki sürekli galeri mekânının yanı sıra Türkiye’nin farklı seçkin lokasyonlarında sanat projeleri gerçekleştirmeyi planlıyor. Sanat dünyasında 26. yılını kutlayan Galeri Binyıl, İzmir’in yükselen kültür ve sanat destinasyonu Urla’da, doğa ve sanatı bir araya getiren özgün bir deneyime imza atıyor. Küratörlüğünü İlknur Şanal’ın, sanat yönetmenliğini Mehmet Arif Erdem’in üstlendiği sergi; mekânın mimarisi ve doğal dokusuyla bütünleşen özel bir küratoryal yaklaşımla hayata geçiriliyor.

Tuğçe Çalımbay;

1987 yılında İstanbul’da doğdu. FMV Ayazağa Işık Lisesi’nden mezun olduktan sonra Bahçeşehir Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nde eğitim aldı. 2009 yılında Floransa Kent State University’de Mimar Andrea Ponzi’den teknik resim ve sulu boya dersleri aldı. Floransa’da geçirdiği bu dönem, sanatsal bakışını derinleştirerek üretim pratiğinde önemli bir kırılma noktası oluşturdu.

İstanbul’a döndükten sonra farklı iç mimarlık ofislerinde tasarım ve uygulama süreçlerinde aktif rol aldı. Zamanla kendi yaratıcı dilini daha özgür biçimde ortaya koymak amacıyla kendi ofisini kurdu. Çalışmalarında estetik ile işlevselliği bir araya getiren dengeli bir yaklaşım benimseyerek, mekânları güçlü bir ifade alanına dönüştürmeyi hedeflemektedir.

 

Galeri Binyıl; 

Kurucusu ve küratörü İlknur Şanal ile sanat yönetmeni Mehmet Arif Erdem yönetiminde faaliyet gösteren Galeri Binyıl, 1999’dan bu yana sanata yön veren uluslararası bir sanat platformu olarak 26. yılını kutluyor.

“Yenilikçi, yaratan ve üreten kişilerin buluşma noktası” mottosuyla yoluna devam eden Galeri Binyıl, İstanbul Kalamış’taki mekânında sergi ve etkinliklerini sürdürmektedir.

 

Galeri Binyıl; dünya çapındaki çağdaş sanat fuarlarına katılarak Türk ve yabancı sanatçıların uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlamakta, Türkiye’de ve dünyadaki birçok önemli sanat merkezinde gerçekleştirdiği sergiler, söyleşiler ve özel etkinliklerle sanat yolculuğunu kararlılıkla sürdürmektedir.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın Konserleri

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın konserleri, yeni adı ve yeni dokusuyla Lütfi Kırdar Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu’nda devam ediyor 

İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda (ICEC) yer alan Anadolu Oditoryumu’nun adı 15 Ocak Perşembe akşamı gerçekleşecek Yeni Yıl Konseri’yle birlikte, Borusan Grubu’nun kurucu ve onursal başkanı Asım Kocabıyık’ın adını yaşatmak amacıyla Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu olarak değişiyor. 

 

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 15 Ocak Perşembe günü gerçekleşecek Yeni Yıl Konseri itibarıyla 2026 yılı konserlerine, yenilenen adı ve dokusuyla Lütfi Kırdar Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu’nda devam edecek. 

 

15 Ocak’taki Yeni Yıl Konseri, Carlo Tenan yönetiminde ve piyanist Jan Lisiecki’nin solistliğinde, Mozart’ın 9. Piyano Konçertosu’nun yanı sıra Rossini, Puccini, Glazunov, Offenbach ve Çaykovski’den seçkilerle, Lütfi Kırdar Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu’nda yeni yıla coşkulu bir başlangıç sunacak. 

 

 

YENİ YIL KONSERİ

15 Ocak 2026 Perşembe, 20.00 

Lütfi Kırdar
Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu 

 

BORUSAN İSTANBUL FİLARMONİ ORKESTRASI 

CARLO TENAN şef

JAN LISIECKI piyano

MOZART Piyano Konçertosu no.9, Mi bemol Majör, KV 271 “Jeunehomme”
ÇAYKOVSKİ Yevgeni Onegin, op.24, Sahne 3: Polonaise

GLAZUNOV Konser Valsi no.1, op.47
ROSSINI Hırsız Saksağan Uvertürü
PUCCINI Le Villi: La tregenda
OFFENBACH Hoffmann’ın Masalları’ndan Barcarolle
ROSSINI Giyom Tell Uvertürü

 

Konser Öncesi Söyleşi

Aydın Büke ve Sibil Arsenyan tarafından gerçekleşecek konser öncesi söyleşi, saat 19.00-19.30 saatleri arasında Lütfi Kırdar’da bulunan Dolmabahçe Salonu’nda gerçekleşecek.

Aşkın En Tutkulu Hali Sevgililer Günü’nde Devleşiyor

“Uğultulu Tepeler” IMAX Deneyimiyle Paribu Cineverse’te!

 

Ödüllü yönetmen Emerald Fennell’ın vizyonuyla yeniden hayat bulan, Emily Brontë’nin ölümsüz eseri “Uğultulu Tepeler”, Türkiye’de 13 Şubat Cuma günü vizyona giriyor. Başrollerini modern sinemanın ikonik isimleri Margot Robbie ve Jacob Elordi’nin paylaştığı film, Sevgililer Günü haftasında sinemaseverleri sarsıcı bir tutku hikâyesine davet ediyor.

Margot Robbie ve Jacob Elordi’nin devleşen performansları, IMAX’in kristal netliğindeki görüntü ve yüksek çözünürlüklü ses sistemiyle birleşerek; hikâyenin o tekinsiz, karanlık ve büyüleyici atmosferini sinemanın en uç sınırlarına taşıyor.

Klasik edebiyatın en karanlık ve tutkulu aşk hikâyesini modern bir estetikle harmanlayan yapım, özellikle dönem atmosferini yansıtan kostümleri ve sinematografisiyle moda ve yaşam tarzı dünyasının da odağında yer alıyor. Tutku, intikam ve sadakatin sınırlarını zorlayan film, yılın en çok konuşulacak sinema filmlerinden biri olmaya aday.