Dünya Yıldızları ve Genç Yetenekler, İş Sanat Sahnesinde!

İş Sanat Şubat ve Mart aylarında cazın güçlü melodilerinden barok müziğin zamansızlığına, yerli rock ritimlerinden çocukların hayal dünyasına uzanan oldukça renkli bir program sunuyor. İstanbul’da ilk kez konser verecek Rita Payés, sıradışı piyanist Lucas Debargue ve operanın süperstarı Jakub Józef Orliński gibi dünya yıldızlarını ağırlayacak olan İş Sanat sahnesi, Feridun Düzağaç’ın sevilen şarkılarına, genç yeteneklerimizin performanslarına, Tanpınar’ın şiirlerine ve yepyeni bir çocuk oyununa da ev sahipliği yapıyor. 

 

İş Sanat’ın sezon etkinlik biletlerini Biletix ve İş Sanat Ana Gişe’den İş Bankası kartlarına indirim fırsatlarıyla temin edilebilirsiniz. Ücretsiz olarak düzenlenen Parlayan Yıldızlar konserleri ve dinletiler için Biletix’ten rezervasyon yaptırabilirsiniz.

 

Payés İlk Kez İstanbul’da!

Günümüz müzik sahnesinin parlayan yıldızlarından İspanyol tromboncu, şarkıcı ve şarkı yazarı Rita Payés, ilk kez İstanbul’da! Güçlü olduğu kadar hüzünlü sesi caz, bossa nova, lounge gibi farklı türlerden ilham alan şarkılarıyla Payés, 11 Şubat Çarşamba 20.30’da İş Kuleleri Salonu sahnesini, klasik gitarcı annesi Elisabeth Roma, Pol Batlle, Juan Rodríguez Berbín ve Horacio Fumero ile paylaşıyor. Payés, son albümü De Camino al Camino’dan şarkılarını seslendirecek.

 

Kremerata Baltica ve Lucas Debargue ile Müzik Ziyafeti

Keman virtüözü Gidon Kremer tarafından Baltık ülkelerinin en yetkin müzisyenleriyle kurulan Kremerata Baltica oda orkestrası, sıradışı Fransız piyanist Lucas Debargue ile güçlerini birleştirerek dinleyicilerini benzersiz bir müzik yolculuğuna çıkarıyor. 19 Şubat Perşembe 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda düzenlenecek konserde, Bach, Magin, Mozart, Arvo Pärt ve Jančevskis’in eserleri seslendiriyor. Yeteneği ve ifade gücüyle övgüler toplayan Debargue ile Grammy ödüllü yorumcular, müziği en rafine haliyle dinleyicilere sunacak.

 

Jakub Józef Orliński ve Il Pomo d’Oro ile İtalyan Barok Dönemine Yolculuk

Opera dünyasının süperstarı Jakub Józef Orliński ve dönem müziğinin dünyaca ünlü temsilcisi Il Pomo d’Oro, 2024 BBC Music Magazine Ödülü’nü kazanan “Beyond” albümlerini İş Sanat dinleyicileri için seslendiriyor. Vokal tekniğini, dans geçmişinden gelen fiziksel performans yeteneğiyle birleştirmesiyle bir fenomene dönüşen ve iki kez Grammy ödülüne aday gösterilen sanatçı, 13 Mart Cuma akşamı İş Kuleleri Salonu’nda, “zamanının çok ötesinde” gördüğü barok dönemden bir repertuvarı paylaşacak.

 

Feridun Düzağaç’tan Aşk Şarkıları

Türkçe rock ve akustik müziğin önemli isimlerinden Feridun Düzağaç, İş Sanat dinleyicileriyle 5 Şubat Perşembe akşamı 20.30’da buluşuyor. 90’lı yıllardan itibaren kendine özgü tarzı, sade düzenlemeleri ve gitar melodileriyle müzikseverlerin beğenisini kazanan Düzağaç, aşkı ve hüznü anlatan şarkılarını İş Kuleleri Salonu’nda söyleyecek.

 

Genç Yeteneklerimizi Alkışlıyoruz 

İş Sanat’ın kariyerlerinin başındaki müzisyenlere sahne deneyimi kazandırmak ve genç yetenekleri müzikseverlerle buluşturmak amacıyla sürdürdüğü Parlayan Yıldızlar konserlerinin gelecek programında altı genç sanatçımızı alkışlıyoruz. 2 Şubat Pazartesi 20.30’da Maya Devrim Tanyılmaz (flüt) ve Batu Özcan (vurmalı çalgılar), 16 Şubat Pazartesi 20.30’da Tolga Bilget (piyano) ve Cahide Gür (fagot), 9 Mart Pazartesi 20.30’da ise Barış Tümkaya (piyano) ve Öykü Kebir (fagot) sahnede olacak.

 

Tanpınar’ın Şiirleri İş Sanat’ta

Edebiyatseverler Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirleriyle 23 Şubat Pazartesi 20.30’da İş Sanat sahnesinde buluşuyor. “Mavi, Maviydi Gök Yüzü” başlıklı dinletide Tanpınar’ın şiirlerini Tilbe Saran, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar ve Hakan Gerçek seslendirecek. Metnini Atilla Birkiye’nin hazırladığı, sahne uygulamasını ise Mehmet Birkiye’nin üstlendiği dinletide şiirlere Şemsa İdil Ural (çello), Seda Subaşı (keman) ve müzik direktörü Serdar Yalçın (piyano) eşlik edecek. 

 

Minik Sanatseverlere Müzikli Bir Macera: “Hişt Hişt!”

İş Sanat, müzik ve eğlence dolu yeni çocuk oyunu “Hişt Hişt!” ile küçük tiyatro severleri unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor. İsmini usta yazar Sait Faik’in öyküsünden alan bu eğlenceli oyunda; Efe, Defne, Nil ve Bulut, öğretmenleri Aslı ve Mert ile çıktıkları kamp gezisinde gizemli bir ses duyuyorlar. “Hişt Hişt!” sesinin izini süren kahramanlarımız, rüzgârın, kuşların ve doğanın sesine kulak verirken, ormanda piknik yapan Hin ve Sin ile karşılaşıyorlar. Her adımda merak ve eğlence artıyor! Yazar Yekta Kopan ve yönetmen Lerzan Pamir’in imzasını taşıyan müzikli oyun, 28 Şubat Cumartesi ve 1 Mart Pazar günleri saat 15.00’te İş Kuleleri Salonu’nda sahnelenecek.

Gürcistan Devlet Balesi’nden The Nutcracker: Kış Masalı Türkiye’de

Nina Ananiashvili Sanat Yönetiminde: The Nutcracker İstanbul ve Ankara’da

175 yıllık köklü geçmişiyle dünyanın en prestijli bale topluluklarından Gürcistan Devlet Balesi, Pyotr Tchaikovsky’nin zamansız eseri The Nutcracker (Fındıkkıran) ile önümüzdeki hafta (15-16-17 Ocak) İstanbul ve Ankara’da (18-19 Ocak) sahneye çıkıyor. Sanatseverlerden gördüğü yoğun ilgiyle tüm biletleri tükenen gösteri aralık ayında yeniden Türkiye’de izleyiciyle buluşacak.

 

175 yıllık köklü geçmişiyle dünyanın en prestijli bale topluluklarından Gürcistan Devlet Balesi, Pyotr Tchaikovsky’nin ölümsüz eseri The Nutcracker (Fındıkkıran)’ı ocak ayında PIU Entertainment organizasyonu ile Türkiye’de sanatseverlerle buluşuyor. Efsanevi sanatçı Nina Ananiashvili’nin sanat yönetimi ve koreografisi ile sahnelenecek olan gösteri, İstanbul ve Ankara’da izleyiciyle buluşacak.

Karlar altındaki büyülü sahneler, rengârenk kostümler, görkemli dekorlar ve Tchaikovsky’nin zamansız müzikleriyle The Nutcracker (Fındıkkıran), 1892’deki prömiyerinden bu yana dünyanın en sevilen klasik bale eserlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Köklü tarihiyle bale dünyasının önemli sanat kurumlarından biri olan Gürcistan Devlet Balesi, bugüne dek dünyanın dört bir yanında sahne aldı. New York Times tarafından “kusursuz” olarak nitelendirilen topluluk, 2008 yılında Edinburgh Uluslararası Festivali’nde kazandığı Herald Angels Ödülü ile uluslararası başarısını taçlandırdı. 2024’te Londra Coliseum’daki gösterileriyle de büyük yankı uyandıran topluluk, her sahneye çıktığında zarafet ve gücü bir arada sunuyor.

Sanata Yön Veren Bir Balerin: Nina Ananiashvili

Gösterinin sanat yönetmeni ve koreografı Nina Ananiashvili, Bolshoi Ballet ve American Ballet Theatre’ın eski baş balerini olarak dünya bale tarihine adını yazdırmış bir isim. Daily Telegraph tarafından “gelmiş geçmiş en büyük 12 balerin” arasında gösterilen sanatçı, 2002’de US Dance Magazine tarafından “Yılın En İyi Balerini” seçildi.

2004’ten bu yana Gürcistan Devlet Balesi’nin sanat yönetmenliğini sürdüren Ananiashvili, topluluğa kazandırdığı vizyonla klasik repertuvarın yanı sıra Balanchine, Ashton, Kylián ve Ratmansky gibi koreografların eserlerini sahneye taşıyarak uluslararası prestijini güçlendirdi.

Yoğun İlgi Üzerine Aralık’ta Yeniden Türkiye’de

Ocak ayındaki gösterimlerin kısa sürede ilgi görmesi üzerine The Nutcracker (Fındıkkıran), Aralık 2026’da İstanbul ve Ankara’da yeniden sahnelenecek. Yeni tarihlerin biletleri de 9 Ocak Cuma günü  satışa açılacak.

Piu Entertainment organizasyonuyla sahnelenecek bu özel etkinliğin biletleri Biletinial, Biletix, Bubilet ve Passo’da satışta.

Program

İstanbul – Zorlu PSM / Turkcell Sahnesi
• 15 Ocak Perşembe – 20:00
• 16 Ocak Cuma – 20:00
• 17 Ocak Cumartesi – 14:30
• 17 Ocak Cumartesi – 19:30
• 26 Aralık 2026 Cumartesi – 14:30 ve 19:30 

Ankara – ATO Congresium
• 18 Ocak Pazar – 20:00
• 19 Ocak Pazartesi – 20:00
• 20 Aralık 2026 Pazar – 14:30 ve 19:30 

AKM SAHNESİNDE İSTANBUL DEVLET SENFONİ ORKESTRASI RÜZGÂRI ESECEK

 Türkiye’nin en gelişmiş sahne teknolojilerine ev sahipliği yapan İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM), İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın (İDSO) DenizBank Konserleri kapsamında ocak ayı boyunca düzenleyeceği üç konserle sanatseverleri ağırlayacak.

 

İSTANBUL DEVLET SENFONİ ORKESTRASI DENİZBANK KONSERLERİ

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri’nin 16 Ocak’taki programında Uluslararası Lionel Tertis Viyola Yarışması birincisi İngiliz solist Timothy Ridout, viyola ile performans sergileyecek. Programda, İngiliz besteci R. Vaughan-Williams’ın Viyola İçin Süit eseri ve Ludwig van Beethoven’ın neşeli Sekizinci Senfonisi yer alacak. Deneyimli şef Raoul Grüneis yönetimindeki orkestra, her iki eseri de sahnede yorumlayarak sanatseverlere unutulmaz bir müzik deneyimi yaşatacak.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri; 16 Ocak saat 20:00’de Türk Telekom Opera Salonu’nda.

İSTANBUL DEVLET SENFONİ ORKESTRASI DENİZBANK KONSERLERİ

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri’nin 23 Ocak’taki programı Finlandiyalı şef Ari Rasilainen yönetiminde gerçekleşecek. Viyolada Denizsu Polat ve kemanda Deniz Yakın’ın solist olarak sahne alacağı konserde; Wolfgang Amadeus Mozart ve Jean Sibelius’un eserleri yer alacak. Konserin ilk bölümünde Mozart’ın Avrupa yolculuklarının ardından şekillenen müzikal dili dinleyiciyle buluşacak. İkinci bölümde ise Sibelius’un İtalya seyahatinden aldığı ilhamla ortaya koyduğu İkinci Senfonisi seslendirilecek. Etkinlik, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın zengin repertuvar anlayışını bir kez daha gözler önüne serecek.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri; 23 Ocak Saat 20:00’de Türk Telekom Opera Salonu’nda.

İSTANBUL DEVLET SENFONİ ORKESTRASI DENİZBANK KONSERLERİ

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri’nin 30 Ocak’taki programında Giuseppe Mengoli yönetimindeki orkestraya, piyanoda Cem Babacan solist olarak eşlik edecek. Konserde, Brahms’ın Schoenberg tarafından orkestrasyona uyarlanmış Kuartet eseri sahnede hayat bulacak. Ardından Beethoven’ın klasik ve romantik dönemi birleştiren Birinci Piyano Konçertosu seslendirilecek. Cem Babacan’ın virtüöz yorumu, eserlere derinlik ve dinamizm katacak. Konser, izleyicilere ışıltılı ve unutulmaz bir müzik deneyimi sunacak.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri; 30 Ocak saat 20:00’de Türk Telekom Opera Salonu’nda. 

Oğuz Tutal – Düşüncelerin Yanısıra Sistemler de Ölürler

>oiktozlu: Oğuz Tutal
Eser Adı: Düşüncelerin Yanısıra Sistemler de Ölürler

İnsanların, hayvanların, düşüncelerin yanısıra sistemler de ölürler.  Ardından yenileri gelir ve bir öncekinin bıraktığı boşluğu doldururlar. Birileri veya bir şeyler, birilerini veya bir şeyleri öldürdüğünde suç en zayıfa ve en kolay lokmaya atılma eğilimindedir. Bir politikacıyı, bir teröristi, bir hastalığı, bir silahı suçlamak daha zahmetsizdir. Lakin herkesçe bilinen, ama kimse tarafından dillendirilmeyen gerçekler sır gibi saklanır, ulu orta konuşmaktan çekinilir. Bu gerçeklerden birisi de sistemlerin en ölümcül, en kırılgan, en tehditkâr araçlar olduğu gerçeğidir. Devamını Oku…