Yeniden Başlamanın Hikayesi ‘’Palamut Zamanı’’ Zorlu PSM’de!

Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği ilk tiyatro oyunu Palamut Zamanı, sosyal medyanın linç kültüründen yalnızlığa uzanan hikâyesiyle iki kadının kesişen hayatlarını sahneye taşıyor. Ocak ayında da Zorlu PSM’de izleyiciyle buluşmaya devam eden yapım, sahnelenmeye başladığı ilk günden bu yana gördüğü yoğun ilgiyle kapalı gişe temsillerini sürdürüyor.

Most Production ve Zorlu PSM ortak yapımı olarak sahnelenen oyunda, Ayda Aksel, Alina Boz, Bekir Erdem Öz, Sezer Arıçay, Dila Yağcı, Melisa Berberoğlu ve Özcan Ateş’ten oluşan güçlü oyuncu kadrosuyla, şöhretin parıltısından yalnızlığın derinliğine uzanan duygusal bir yolculuk sunuyor.

Palamut Zamanı, 18 ve 19 Ocak’ta Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde seyirciyi hüzün ve umut dolu bir akşama davet ediyor.

Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği, Ayda Aksel ve Alina Boz’un başrollerini paylaştığı Palamut Zamanı, Most Production ve Zorlu PSM ortak yapımı olarak tiyatroseverleri iki kuşak arasında geçen güçlü bir kadın hikâyesiyle buluşturuyor. Oyun, 18 ve 19 Ocak’ta Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşuyor.

Toplumun yargısı ve sosyal medyanın linç kültürüyle yüzleşmek zorunda kalan genç bir kadın ile sahil kasabasının rüzgârına karışmış, neşesiyle ve özgürlüğüyle kendi düzenini kurmuş bir kadının yollarının kesiştiği Palamut Zamanı, bireysel olduğu kadar kuşaklar arası bir yüzleşmeye dönüşen güçlü bir iyileşme hikâyesi anlatıyor.

Unutulma korkusu ile yeniden başlama cesareti arasındaki o ince çizgide yürüyen herkesin benzer hikâyesini anlatan Palamut Zamanı, 18-19 Ocak’ta Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde!

Palamut Zamanı oyununun biletleri passo.com.tr’de satışta.

18 Ocak 

Kapı açılış: 15.30 – 19.30

Palamut Zamanı: 16.00 – 20.00

19 Ocak

Kapı açılış: 19.30

Palamut Zamanı: 20.00

KISALAR FESTİVALİ’NİN ÜRETİM RUHUNDAN DOĞAN ‘ÜÇ KISA’ İLK KEZ DasDas’TA SAHNELENECEK!

Anadolu yakasının kültür ve sanatta odak noktası DasDas, geçtiğimiz sene ilki gerçekleştirilen Kısalar Festivali’nin üretim ruhundan doğan oyunlara sahnesinde yer veriyor. Kısa formda üretilmiş, 20 dk.’nın altındaki ‘Üç Kısa’, 10 Ocak Cumartesi akşamı ilk kez DasDas’ta tiyatroseverlerle buluşacak.

Geçtiğimiz sene ilki gerçekleşen Kısalar Festivali, 20 dakikanın altında üreten tüm performansçıları görünür kılmayı, yeni şeyler deneme cesaretini ve yaratma hevesini taşıyan sanatçıları desteklemeye devam ediyor. Bu yıl festivalden seçilen 3 kısa oyun, tam da bu anlayışın somut bir çıktısı olarak, birlikte düşünme, üretme ve deneme süreçleriyle şekillendi.10 Ocak Cumartesi akşamı ilk kez tiyatroseverlerle buluşacak ‘Üç Kısa’ 20 dk.’nın altındaki performanslarla özgürlük fikrini ve sanatçılarla birlikte büyüyen yolculuğunu sahneye taşıyor.

‘Üç Kısa’da, baskılara rağmen uçmayı değil kafesinde yaşamayı seçen bir kuşun hikayesi, bir adamın savunması, güç ve manipülasyonun iç içe geçtiği bir suçun oyunu ve kusurlarıyla yüzleşerek bakış açısını dönüştürmeye çalışan bir performansçının çabası sahnede özgürlük teması etrafında birleşip bir sese dönüşüyor.

 

Künye
 
Yapım: Kısalar/Dasdas
Proje Tasarım: Aytek Şayan
Yönetmen: Fırat Aygün
Yazarlar/Oynayanlar: Beyza Elçin Işığan, Ece Yaşar, Elvan Yaz Yaşa
Yardımcı Yönetmen: Barış Kuş
Hareket Tasarım: Deniz Atlı
Işık Tasarım: Barış Kuş
Müzik: Emre Şufta
Proje Koordinatörü: Baran Can Eraslan
Yaratıcı Ekip:
 Kosmokrator: Yalım Danışman, Meltem Salduz, Beyza Elçin Işığan
 Kafes: Zeynep Kuyumcu, Harun Milli, Cenkay Yılmaz, Buse Kara, Ece Yaşar
 İç Ses: Yasin Çıray, Tanz Kolektif,Elvan Yaz Yaşa

Kafes: 

Kendi isteğiyle kafese girmiş bir kuşun hikayesi… 

Kosmokrator:

Bir adam, bir savunma, bir suç. “Kosmokrator” suç, güç ve manipülasyonun iç içe geçtiği bir oyun.

İç Ses:

Kusurlarıyla yüzleşerek bakış açısını dönüştürmeye çabalayan bir performansçı.

ÜÇ KISA:

Üç ayrı hayat, üç ayrı sıkışmışlık, ama tek bir soru: İnsan ne zaman gerçekten özgürdür? Reji yaklaşımı, metinler arasındaki görünmez bağı görünür kılmaya odaklanıyor. Seyirci, üç ayrı hikayeyi izlerken tek bir yolculuğun içinden geçer gibi; parçalı ama ortak bir özgürleşme haritasına tanıklık ediyor. Bu özel birliktelik, farklı kadın deneyimlerini tek bir ses haline getirmek değil; aksine, her sesin kendi rengiyle birlikte, özgürlüğün ne kadar çoğul ve kişisel bir mesele olduğunu duyurmak için sahnede yan yana gelmesidir.

 

Biletler için: mobilet.com   / biletinial.com/tr-tr

Kısalar Festivali Hakkında: https://kisalarfestivali.org/

DasDas için: https://www.dasdas.com.tr/

Irkçılığın Şovmenliğe Çevrildiği Hazin Hikâye: Hartlepool Maymunu (2023)

“Ulus, atalarına dair yanılsamalar ve komşularına duyduğu ortak nefretle bir araya gelmiş bir toplumdur.”

Wilfrid Lupano’nun Hartlepool Maymunu efsanesini çizgi romanlaştırdığı eserini yakın zamanda incelemiş ve çok beğenmiştim. Efsaneyi bilenler vardır, bilmeyenler için ise birazdan tiyatroyla beraber anlatacağım. Tam bu çizgi romanın üstüne denk geldiğim Hartlepool Maymunu tiyatro oyunu benim için ekstra bir merak konusu olmuştu. Tufan Afşar‘ın efsaneyi konu aldığı ve özgün bir oyun olarak çıkardığı Hartlepool Maymunu’nu Beyoğlu’nda Ara Sahne‘de en önde izledim. En önde izlemenin tadı bir başka olabilir mi? Olur çünkü oyunun tam içindeymiş gibi bir his. Devamını Oku…

Peki Hangisi Daha Zor, Kalmak mı Gitmek mi?: Cırcır Böceği İtler ve Biz (2023)

75 dakikalık tek perde bir oyunun bencesini anlatacağım, sizlere.

Oyuna geçmeden önce ise bir rastlantıyı aktarmalıyım.

2019 yılında Kağıthane Sadabat Kültür Merkezi’nde, Vahşi Batı tiyatrosuna gitmiştim. Oyunu daha önce araştırmamış, biletini de ben almamıştım. 2017 yılında yitirdiğimiz, çağdaş Amerikan tiyatrosu ve dünya edebiyatının cesur yazarlarından Sam Shepard’in meşhur oyunuydu Vahşi Batı. Soğuk bir ocak ayında, bu tiyatro bana iyi gelecekti. 2 perdelik, 115 dakikalık bir oyundu. Oyuncu kadrosunda Serdar Orçin ve Ahmet Saraçoğlu‘nun oluşu, izlemem için yeterliydi. Devamını Oku…