İş Sanat’ın 26. Sezon Programında Sürpriz İsimler

İş Sanat, çeşitliği ile dikkat çeken sezon programında birbirinden özel konserleri seyircisiyle buluşturmaya devam ediyor. Dünyaca ünlü müzisyen Lisa Ekdahl, naif caz ve bossa nova yorumlarıyla; Buray, İş Sanat’a özel hazırladığı “Evdeki Sesler” projesiyle ve Feridun Düzağaç en sevilen şarkılarıyla İş Kuleleri Salonu’nun konuğu olacak. Sezonun merakla beklenen dans gösterisi “Viva la Vida – A Tribute to Frida Kahlo”, sanatçının tutku dolu hayatını sahneye taşıyacak. Bulutsuzluk Özlemi 40. yaşını akustik bir performans ile İş Sanat’ta kutlayacak.

Programa yeni eklenen etkinliklerin biletleri satışta! 26. Sezonun biletleri Biletix ve İş Sanat Ana Gişe’den İş Bankası kartlarına indirim fırsatlarıyla temin edilebilir.

Frida Kahlo’ya ithafen: Viva La Vida

Enrique Gasa Valga Dans Topluluğu, 20. yüzyıla damgasını vurmuş ressam Frida Kahlo’nun hiçbir zorluğa boyun eğmeyen ruhunu, ateşli tutkusunu ve derin acısını Viva La Vida gösterisiyle sahneye taşıyor. Koreografisini Enrique Gasa Valga’nın, orijinal müziklerini ise Roberto Tubaro’nun hazırladığı gösteride izleyiciler, Greta Marcolongo’nun etkileyici sesi ve orkestrası eşliğinde, Frida’nın eserlerine damga vuran duyguları dans aracılığıyla keşfedecek. 8 Nisan Çarşamba 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda sahnelenecek olan Viva la Vida, sanat tarihindeki en ilham verici kişiliklerden birinin yüreğine ve ruhuna bir yolculuk olacak.

Lisa Ekdahl, İş Sanat’ta

Sakin, duyarlı ve abartıdan uzak tarzıyla müzik listelerini altüst eden eserlere imza atan şarkıcı ve söz yazarı Lisa Ekdahl İstanbul’da! Kendi şarkılarının yanı sıra bossa nova ve caz yorumlarıyla tüm dünyada sadık bir hayran kitlesine sahip olan Ekdahl, dinamizmini koruyan kariyeri, üç Grammis ödülü ve öncü stiliyle 90’lardan bu yana dinleyicilere ve müzisyenlere ilham veriyor. Ekdahl, naif sesi, kendine has caz tınısı, yalın ve derinlikli müzikal anlatımıyla hafızalara kazınan şarkılarını 13 Mayıs Çarşamba akşamı 20.30’da İş Sanat dinleyicileri için seslendirecek. 

Buray kendi hikâyesiyle sahnede

Hit şarkıları ve akustik ağırlıklı düzenlemeleriyle Türk pop müziğine yeni bir soluk getiren Buray, İş Sanat için özel olarak hazırladığı yeni projesi “Evdeki Sesler” ile 21 Nisan Salı akşamı 20.30’da sahnede olacak. Buray yeni projesinde, çocukluğundan itibaren hatıralarına eşlik eden şarkıları sahnede seyircisiyle paylaşacak.

Bulutsuzluk Özlemi 40 yaşında

Türk rock müzik tarihinin en etkili ve uzun soluklu topluluklarından Bulutsuzluk Özlemi, 40. sanat yılını İş Sanat sahnesinde kutluyor. 80’lerden bu yana Anadolu rock türünde yakaladıkları güçlü sound ile geniş bir hayran kitlesi edinen topluluk, unutulmaz şarkılarının akustik düzenlemelerini, Semplice Quartet eşliğinde 6 Mayıs Çarşamba 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda yeniden yorumlayacak.

Feridun Düzağaç’tan aşk şarkıları

Türkçe rock ve akustik müziğin önemli isimlerinden Feridun Düzağaç, İş Sanat dinleyicileriyle 5 Şubat Perşembe akşamı 20.30’da buluşuyor. 1990’lardan itibaren kendine özgü tarzı, sade düzenlemeleri ve gitar melodileriyle müzikseverlerin beğenisini kazanan Düzağaç, aşkı ve hüznü lirik bir dille anlatan şarkılarını İş Kuleleri Salonu’nda söyleyecek.

Biletler Biletix’te!

26. Sezonun biletleri Biletix ve İş Sanat Ana Gişe’den temin edilebilir. Öğrencilere sunulan indirimli biletler İş Sanat Ana Gişe’den satın alınabilir. 65 yaş üzeri izleyiciler 3. kategori biletlerini %10 indirim imkânıyla İş Sanat Ana Gişe’den temin edebilirler. Biletler Maximum Kart sahiplerine öğrenci kategorisi haricince %10 indirim imkânıyla satılmaktadır. Öğrenci biletleri, geçerli öğrenci kimliği ibrazı ile satılmaktadır.

Detaylı bilgi için: issanat.com.tr

OLAY PARA’NIN FRAGMANI SİNEMASEVERLERLE BULUŞTU!

Türk sinemasının yeni ikilisi olmaya adan Kıvanç Baran Arslan ve Kadir Polatcı’nın başrollerini paylaştığı ‘Olay Para’ 19 Aralık’tan itibaren sinema izleyicisi ile buluşmaya hazırlanıyor. Konusu, temposu, anlatım dili, oyuncu kadrosu ve prodüksiyonu ile adından söz ettirecek olan filmin fragmanı büyük beğeni topladı.  Tüm ekip ile birlikte sinemaseverler de vizyon için geri sayıma başlarken, film için ‘kahkahaya hazırlanıyoruz’, ‘nihayet keyifli bir iki saat geçireceğiz’ yorumları yapıldı.

Hem gişede sinemacının hem de salonda sinemaseverin yüzünü güldürmeye hazırlanan komedi filmini aynı zamanda oyuncusu da olan Kıvanç Baran Arslan yönetti. Senaryosunu da yine başrol oyuncusu Kadir Polatcı ile birlikte kaleme alan Arslan, ilk uzun metrajında sinemaya iddialı giriyor.

Bütün ‘Olay’ın ‘Para’ olduğu günümüzde yaşananları hem hicveden hem de günlük olayları komedi lisanı ile gözler önüne seren film, dev bir oyuncu kadrosu ile sinemaseverlerin karşısına çıkıyor… Kadir Polatcı, Kıvanç Baran Arslan, Cemil Şahin, Uğur Aslan, Görkem Sevindik, İlker Aksum, Ünal Yeter, Evliya Aykan, Bülent Alkış, Serkan Kuru, Deniz Erdoğan ve Hakan İşleyen’in yer aldığı film, gişede kahkaha tufanı estirecek.

Sinema izleyicisinin uzun süredir beklediği, ‘kaliteli komedi’ özlemini giderecek olan filmde Dinçer (Kıvanç Baran Arslan) film yapımcısı olarak ve Koray (Kadir Polatcı) da ticaret adamı olarak iyice dibe batmışlardır. Çaresizlik içinde, ertesi gün boşaltmak zorunda oldukları ofislerinde iyice dertlenen ikiliden Dinçer’in hesabına 5 milyon TL gelince, birden şoke olurlar.

Paranın hesaplarına yanlışlıkla geldiğini, ilk andan itibaren anlayan ikili için, artık hiçbir eskisi gibi olmayacaktır…

Yapımcılığını Lin Yapım’ın üstlendiği film, A90 Pictures’in dağıtımı ile 19 Aralık’tan itibaren sinemaseverlere ulaşacak.

Prime Video’nun Yeni Yerli Orijinal Filmi İki Dünya Bir Dilek’in Galası Gerçekleşti

Prime Videonun merakla beklenen yerli Orijinal filmi İki Dünya Bir Dilek, 19 Kasım Çarşamba akşamı The Seed’de dikkat çekici bir gala ile tanıtıldı. Gala gecesi, filmin başrol oyuncuları Hande Erçel ve Metin Akdülger’in yanı sıra, oyuncu kadrosundan Serkan Tınmaz, Nazlıcan Demir, Eylül Su Sapan ve Didem İnselel katılımıyla gerçekleşti. Sanat, medya ve iş dünyasından Aslı Sümen, Gamze Erçel, Caner Yıldırım, Berk Keklik, Tamer Yılmaz, Semiha Bezek, Buket Sena Özdemir, Rıfat Yüzüak gibi çok sayıda tanınmış ismin katıldığı etkinlik, kırmızı halı geçişinin ardından düzenlenen kokteyl ile başladı.

Filmin özel gösteriminin ardından sahneye çıkan Prime Video Türkiye Ülke Müdürü Alptuğ Çopuroğlu, “Bu akşam, büyük bir heyecanla beklediğimiz İki Dünya Bir Dilek filminin galasında sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. Film ekibimize ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunarız. İki Dünya Bir Dilek, iki ruh eşinin yıllar önce başlayan bağlarını kaderin farklı yönlere savurduğu hayatlar içinde yeniden keşfetmelerini konu alan dokunaklı bir aşk hikayesi sunuyor. Umarız sizler de bizim kadar seversiniz,” dedi.

Hakan Kırvavaç’ın yönetmenliği yaptığı, Elçin Muslu’nun senaryosunu üstlendiği TAFF Pictures yapımı İki Dünya Bir Dilek, 25 Kasım’da sadece Prime Video’da izleyiciyle buluşacak.

Bilge (Hande Erçel) ve Can (Metin Akdülger), sağlık sorunları nedeniyle 1998 yılbaşı gecesi bir hastanede tanışır. Henüz çocuk yaşta yaşadıkları sihirli an aralarında büyülü bir bağın doğmasına vesile olur. Yıllar geçer, hayat ikisini farklı yönlere savurur: Bilge başarılı bir avukat olur, Can ise arkeolog olarak önemli bir keşfe imza atar. Ancak kader tekrar ağlarını örer ve yıllar sonra yollarını bir kez daha kesiştirir. Bu sefer, çocukluklarında filizlenen o büyülü bağın gücü, zorlu bir sınavdan geçecektir. Bilge ve Can’ın tutkulu ve dokunaklı hikayesi, yalnızca Prime Video’da izleyiciyle buluşacak.

Ölümcül Saflık Robespierre ve Fransız Devrimi – Ruth Scurr,

Ruth Scurr’ın Ölümcül Saflık adlı eseri İletişim Yayınları tarafından yayımlanıyor. Eser, Robespierre’in taşra avukatlığından devrimin en etkili ve en tartışmalı figürlerinden biri hâline uzanan çalkantılı yolculuğunu çarpıcı bir berraklıkla aktarırken, devrimi şekillendiren çelişkileri, iktidar ve şiddet ilişkisini, cumhuriyet idealinin gerilimlerini ustalıkla işleyerek hem tarih meraklılarına hem de siyasal düşünceye ilgi duyanlara güçlü bir okuma vaat ediyor.

Evrensel hakların ve ezilen halkın tutkulu savunucusu, monarşinin yıkılışının ve cumhuriyetin kuruluşunun önde gelen aktörü, devrim yıllarının soğukkanlı lideri ve siyasi şiddetin en sert taraftarı… Ruth Scurr, Maximilien Robespierre’in mütevazı taşra avukatlığından dünya tarihini şekillendiren bir devrimin en tartışmalı yüzü ve önderlerinden biri haline gelme sürecini detaylı şekilde inceliyor.

Robespierre’in ne devrimci bir aziz ne de kana susamış bir canavar olarak tarif edildiği Ölümcül Saflık – Robespierre ve Fransız Devrimi, devrimi ve Robespierre’i şekillendiren koşul ve çelişkileri güçlü bir biçimde resmetmekle kalmıyor, aynı zamanda iktidar, şiddet, demokrasi ve cumhuriyet fikri üzerine de canlı bir tartışma olanağı sunuyor.

Erdem ve terör arasındaki ince çizgide, yükselişi ve düşüşüne tanık olduğumuz bir devrimcinin kapsamlı ve sürükleyici bir portresi…

Feminist Teori ile Düşünmek Kavramlar ve Tartışmalar- Emine Erdoğan, Demet Gülçiçek

Emine Erdoğan ve Demet Gülçiçek’in derlediği; alanın önde gelen isimlerinin katkılarıyla hazırlanan Feminist Teori ile Düşünmek İletişim Yayınları tarafından yayımlanıyor. Ataerki, kesişimsellik, queer, erkeklik, performatiflik, duygulanım, insan-sonrası ve yeni materyalizm gibi kavramları feminist perspektiften tartışarak okura dünyayı başka türlü görmenin yollarını sunan bu çalışma feminizmi keşfetmek isteyenlere de bilgisini derinleştirmeyi amaçlayanlara da güçlü bir başvuru kaynağı niteliğinde.

Feminist teori bazen salt kadınlar ve erkekler arasındaki farkları/eşitsizlikleri tespit etmek olarak ele alınır; bu teorinin yalnızca kadınlar hakkında olduğu ve kadınları ilgilendirdiği farz edilir. Oysa feminist teori canlıdır, “gerçek” hayata uygulanabilir; aynı zamanda hayata başka türlü görülmesi mümkün olmayan bir bakış açısı kazandırır. Gözümüzün önünde olanı, yani gündelik hayatı kavramsal olarak okumamızı mümkün kılar. Bu kitapta da bu anlayıştan yola çıkarak politika, epistemoloji, mekân, ataerki, kesişimsellik, queer, erkeklik, performatiflik, duygulanım, insan-sonrası ve yeni materyalizm kavramlarının feminist teoriyle ilişkileri ve feminist teorinin bu kavramları ve bu kavramlarla düşünmeyi nasıl mümkün kıldığı mercek altına alınıyor.

Emine Erdoğan ve Demet Gülçiçek’in derledikleri, Deniz Kandiyoti, Alev Özkazanç, Güler Cansu Ağören, Ceren Lordoğlu, Melda Yaman, Esra Sarıoğlu, Haktan Ural, Çimen Günay-Erkol, Atilla Barutçu, Ezgi Burgan Kıyak, H. Kiraz Özdoğan ve Yonca Cingöz’ün katkı sundukları Feminist Teori ile Düşünmek hem feminizmi öğrenmek isteyenler hem de feminizme dair ufkunu genişletmek isteyenler için bir kaynak niteliğinde.