Türkiye Tanıtım Araştırma Demokrasi ve Laik Oluşum Vakfı (TÜLOV), 25. kuruluş yıl dönümünü İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeki (AASSM) görkemli bir konserle kutladı. Yaklaşık 2,5 saat süren konsere sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.
TÜLOV’un 25. kuruluş yıl dönümü AASSM’deki konserle kutlandı. Adnan Menderes Üniversitesi Türk Müziği Konservatuvarı Öğretim Üyesi, ut sanatçısı ve vakfın sanat yönetmeni Dr. Emre Üstgül yönetimindeki konserde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın mesajları okundu. Yoğun alkış alan mesajların ardından etkinlik iki bölüm halinde yapıldı. Sunuculuğunu İlkay Kıyak’ın yaptığı etkinlikte Türk sanat müziğinin hicaz, muhayyer, uşşak, bayati ve mahur makamlarından yaklaşık 25 eser seslendirildi. “Benzemez kimse sana” ve “Ben melamet hırkasını kendim giydim kime ne” gibi eserlerin de yer aldığı programda, emekli doktor, avukat ve öğretmenlerden oluşan yaklaşık 90 kişilik koro ve solistler performanslarıyla büyük beğeni topladı. İzleyiciler de eserlere eşlik etti.
Aşkın En Tutkulu Hali Sevgililer Günü’nde Devleşiyor
“Uğultulu Tepeler” IMAX Deneyimiyle Paribu Cineverse’te!
Ödüllü yönetmen Emerald Fennell’ın vizyonuyla yeniden hayat bulan, Emily Brontë’nin ölümsüz eseri “Uğultulu Tepeler”, Türkiye’de 13 Şubat Cuma günü vizyona giriyor. Başrollerini modern sinemanın ikonik isimleri Margot Robbie ve Jacob Elordi’nin paylaştığı film, Sevgililer Günü haftasında sinemaseverleri sarsıcı bir tutku hikâyesine davet ediyor.
Margot Robbie ve Jacob Elordi’nin devleşen performansları, IMAX’in kristal netliğindeki görüntü ve yüksek çözünürlüklü ses sistemiyle birleşerek; hikâyenin o tekinsiz, karanlık ve büyüleyici atmosferini sinemanın en uç sınırlarına taşıyor.
Klasik edebiyatın en karanlık ve tutkulu aşk hikâyesini modern bir estetikle harmanlayan yapım, özellikle dönem atmosferini yansıtan kostümleri ve sinematografisiyle moda ve yaşam tarzı dünyasının da odağında yer alıyor. Tutku, intikam ve sadakatin sınırlarını zorlayan film, yılın en çok konuşulacak sinema filmlerinden biri olmaya aday.
Yapay Zekânın İş Dünyasındaki Rolü 2026 Yılında Nasıl Olacak?
Yapay Zekâ İş Gücünü Değil İşin İçindeki Görevleri Dönüştürüyor
Yapay zekâ, iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratırken bu değişimin odağında mesleklerin tamamen ortadan kalkmasından çok, işin içindeki görevlerin yeniden dağıtılması yer alıyor. Yazma, okuma, özetleme, raporlama, analiz, müşteri iletişimi, tasarım, basit kodlama ve dokümantasyon gibi pek çok görev, artık insan ve yapay zekâ arasında yeniden paylaşılıyor. Neotalent Kurucusu ve İnsan ve Kültür Strateji Uzmanı Zeynep Mete, yapay zekânın bugün hemen her mesleği etkileyen genel amaçlı bir teknoloji haline geldiğine dikkat çekti.
Global verilere göre yapay zekâ, artık her mesleği etkileyen genel amaçlı teknoloji olarak konumlanıyor. Neotalent Kurucusu ve İnsan ve Kültür Strateji Uzmanı Zeynep Mete, 2026 yılı itibarıyla iş gücü yapısında üç temel sonucun öne çıktığını söyledi. Mete, “İlki, üretken yapay zekânın etkisiyle verimlilik artışı ve işin yeniden tasarlanması. Şirketler daha az çalışanla değil, aynı çalışanla daha fazla çıktı üretmeye odaklanıyor ve bu verimliliğin gelire nasıl dönüştürülebileceğini tartışıyor. İkincisi, beceri setlerinin hızla değişmesi. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2025 raporuna göre 2030’a kadar 170 milyon yeni rol ortaya çıkarken 92 milyon rol yer değiştiriyor; bu da iş yapma biçimlerinin köklü biçimde evrildiğini gösteriyor. Üçüncüsü ise özellikle otomasyona açık alanlarda giriş seviyesi rollerde daralma. Bazı ülkelerde, yapay zekâya yoğun maruz kalan pozisyonlarda gençlerin iş teklifi alma oranlarının düştüğüne işaret eden araştırmalar bulunuyor.” dedi.
Yapay Zekâ Meslekleri Bitirmiyor, Şekillendiriyor
Yapay zekâ kullanımının giderek etkin bir hale gelmesiyle bazı mesleklerde dönüşümler yaşanacak. Mete, yapay zekâ ile mesleklerin ortadan kalkmayacağını ancak bazı meslek gruplarındaki rol tanımlarının dönüşeceğini ve bazı pozisyonların kapsamının daralacağını açıkladı. Mete sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Özellikle ofis asistanı, sekreter, yönetici asistanı, veri giriş elemanı, operasyon elemanı, çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri temsilcisi, muhasebe ve satın alma destek elemanları, junior metin yazarı ve içerik üretim asistanları, grafik tasarım destek rolleri, junior test mühendisi ve yazılım destek elemanları ile kasa/gişe görevlileri, yapay zekâ destekli otomasyon nedeniyle yeniden tanımlanan meslek grupları arasında yer alıyor. İnsan odağı giderek daha fazla strateji, denetim ve karar alma süreçlerine kayıyor.
Oyuncu Nergis Kumbasar, “Hayata Varım” Projesi Kapsamında Orta Yaş Krizini Sahneye Taşıyor
İstanbul, 26 Aralık 2025 – Küresel sağlık şirketi Viatris Inc. (Nasdaq: VTRS)’in bir parçası olan Viatris Türkiye’nin koşulsuz desteği ve Psikiyatri Bilimleri ve Araştırmaları Derneği (PiBAD) iş birliğiyle hayata geçirilen “Hayata Varım” farkındalık projesi, depresyonla mücadele eden bireylerin duygusal deneyimlerini konu alan YouTube video serisi ile sürüyor. Otantik hikâyelerden yola çıkarak hazırlanan bu seri; farkındalık yaratmayı, damgalamayı azaltmayı ve ruh sağlığı konusunda daha şefkatli bir toplum inşa etmeyi amaçlıyor.
Serinin üçüncü filminde, usta oyuncu Nergis Kumbasar, hayatını eşi, kızı ve evine adayan, 60’lı yaşlarında bir kadın olan ‘Asuman’ karakterine hayat veriyor. Eşini kaybetmesi ve kızının bağımsızlaşmasıyla birlikte Asuman; derin bir yalnızlık, kimlik krizi ve amaçsızlık duygusuyla yüzleşiyor. Film, sosyal izolasyonun ve gündelik hayatta anlam arayışının yarattığı duygusal yükü çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor; ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek zorluklara dikkat çekiyor.
Filmde Asuman’ın şu sözleri öne çıkıyor:
“Yıllarımı verdim, sahi ne için vazgeçtim bu kadar kendimden? Nasıl düzelecek bu halim bilmiyorum?
Sen ne düşünüyorsun?”
Bu çarpıcı replik, birçok yetişkinin sessizce yaşadığı duygusal acıyı görünür kılıyor; depresyon yaşayan ancak bunu fark etmeyen kişilere ses oluyor.
Videonun sonunda Nergis Kumbasar, canlandırdığı karakterden çıkarak izleyiciye doğrudan sesleniyor:
“Bu hikâye size tanıdık geldi mi?”
Kumbasar’ın sözleri, kimlik krizleri, sosyal izolasyon ve yaşamın anlamını kaybetmenin ruh sağlığı üzerinde ne denli derin etkiler yaratabileceğini vurguluyor; aynı zamanda destek almanın ve anlaşılmanın her zaman mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Video, izleyicilere yönelik şefkatli bir çağrı ile son buluyor:
“Eğer siz de benzer duygular içindeyseniz, yalnız değilsiniz.”
Daha fazla bilgi ve kaynak için hayatavarim.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Filmi bu linkten izleyebilirsiniz:
Fuat Sevimay’ın kaleminden Hişt Hişt ve Hayal Kurmak Bedava Mundi Çocuk etiketiyle yeniden raflarda!
Fuat Sevimay’ın kaleminden Hişt Hişt ve Hayal Kurmak Bedava ocak ayında Mundi Çocuk etiketiyle raflardaki yerini alıyor. Her sayfası İstanbul’un sesleri, renkleri ve hayal gücüyle dolu Hişt Hişt’te sanatın, edebiyatın ve tarihin canlılığına tanık olan çocuklar, Hayal Kurmak Bedava kitabında da insanın kendi sınırlarını hayal gücüyle nasıl aşabileceğe dair eğlenceli bir keşfe çıkıyor.
“İstanbul’un sesleri, sana hikâyelerini fısıldamak için bekliyor.”
Hişt! Hişt! Sait Faik sana sesleniyor. “Duymayı bilirsen kitaplar seninle konuşur,” diyor. “Görmeyi bilirsen kitaplarda anlatılan yerleri hayalinde canlandırabilirsin,” diyor.
Fuat Sevimay’ın kaleminden Hişt Hişt, okurları İstanbul’un büyülü sokaklarında bir keşif yolculuğuna çağırıyor. Sait Faik’in sesine kulak verenler için kitaplar konuşuyor, şehir canlanıyor ve hayal gücü sınır tanımıyor. Altıyol’dan Haydar Paşa’nın evine, Sultanahmet’ten Ayasofya’ya uzanan bu macera, İstanbul’un sesleri, renkleri ve ritmiyle örülü.
Hişt Hişt, çocukları şehirle, edebiyatla ve hayal kurmanın gücüyle buluşturuyor.
“Sınırları yok eden güç: Hayal kurmak.”
Kerem ve arkadaşları, Ebru Öğretmen sayesinde bu yıl bambaşka bir güç keşfediyor: Hayal kurmak! Her sabah yalnızca beş dakikalığına gözlerini kapatıp uzak diyarlara yolculuk ediyorlar; kimi zaman çölün ortasında bir arkeolog oluyor, kimi zaman ünlü yazar ve ressamlarla buluşuyor, hatta dünyayı değiştirecek buluşlara imza atıyorlar. Bu eğlenceli keşiflerin sonunda ise en önemli gerçeği anlıyorlar: İnsan, kendi sınırlarını hayal gücüyle aşabilir.
Fuat Sevimay Hayal Kurmak Bedava’da çocuklara ilham veren, yaratıcılığı besleyen ve her sayfasında “düşlemenin gücü”nü hatırlatan bir hikâye sunuyor.