NETFLIX, 2026’DA YAYINLANACAK YERLİ YAPIMLARINI DUYURDU

2026 yılı, Netflix izleyicilerine duygu dolu anlar yaşatacak zengin bir içerik seçkisi sunuyor. Ocak ayında yayına giren, Yavuz Turgul‘un yaratıcısı olduğu Ayrılık da Sevdaya Dahil ve 13 Şubat‘ta yayınlanacak Orhan Pamuk‘un dünyaca ünlü eserinden uyarlanan Masumiyet Müzesi ile aşk, mutluluk, hüzün ve özlem gibi evrensel duygular ön plana çıkacak. İlk sezonu büyük ilgi gören Berkun Oya imzalı Bir Başkadır‘ın yeni sezonu merakla beklenirken; Organize İşler serisinin devam halkası Organize İşler: Karun Hazinesi ile heyecan doruğa ulaşacak. Samimi dostluk hikayeleri Kimler Geldi Kimler Geçti ve Zeytin Ağacı üçüncü sezonlarıyla geri dönerken, Mezarlık dizisinde ekip, yine çözülmesi gereken gizemli vakalarla izleyici karşısına çıkacak. Bu sevilen yapımların yanı sıra, Tuğba Doğan‘ın kaleminden çıkan Seni Tanıyorum ve senaryosunu Ece Yörenç‘in yazdığı Sonra Gözler Görür gibi yepyeni ve heyecan verici yapımlar da bu yıl seyircilerle buluşacak.

 

Tüm bu yapımlar ve daha fazlası, yepyeni heyecanları ve bambaşka duyguları yaşatmak üzere 2026’da sadece Netflix‘te.

 

 

AYRILIK DA SEVDAYA DAHİL | YENİ DİZİ | 15 OCAK 2026

Tefeci bir ailenin tahsilatçısı ve kuvvet komutanı Kemal, senaryo yazarı ve mecburi lokantacı Afife ile bir borç yüzünden karşı karşıya gelir. Bu karşılaşma ikisini de beklemedikleri duygulara sürükler; aşkın ve erdemin zannettikleri gibi olmadığını keşfederler.

 

Yaratıcı: Yavuz Turgul

Yönetmenler: Selim Demirdelen & Kurtcebe Turgul

Senaristler: Kurtcebe Turgul & Nilgün Öneş

Yapımcı: Erol Avcı

Yapım Şirketi: TMC Film

Oyuncular: İbrahim Çelikkol, Emine Meyrem, Yasemin Kay Allen, Deniz Türkali, Tarık Papuççuoğlu, Menderes Samancılar, Asuman Çakır, Sinan Bengier, Okan Cabalar, Dilşah Demir, Görkem Sevindik, Can Yılmaz, Demircan Kaçel, Nilay Çelebi, Caner Erdem, Sercan Batık

 

 


BİR BAŞKADIR S2 | YENİ SEZON | 2026

Yazan ve Yöneten: Berkun Oya

Yapımcılar: Evrim Zeybek, Ali Farkhonde, Berkun Oya 

Yapım Şirketi: Krek Film

Oyuncular: Öykü Karayel, Defne Kayalar, Fatih Artman, Funda Eryiğit, Onur Saylak, Berkun Oya, Cihat Süvarioğlu, Gökhan Yıkılkan, Oğulcan Arman Uslu, Eda Akalın, İdil Çelik, Cemre Zişan Sağbır, Göktuğ Yıldırım ve Nur Sürer

 

 


KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ S3 | YENİ SEZON | 2026

Hayatını derinden sarsan bir ilişkinin ardından Leyla, geçmişiyle boğuşurken beklenmedik bir yakınlıkla karşılaşır; bu kez aşkı da hayatı da kendi kurallarıyla yaşayacaktır.
 

Senarist: Ece Yörenç

Yönetmen: Bertan Başaran

Yapımcı: Kerem Çatay, Kaan Kurbanoğlu

Yapım Şirketi: Ay Yapım

Oyuncular: Serenay Sarıkaya, Fatih Artman, Metin Akdülger, Hakan Kurtaş, Ahmet Rıfat Şungar, Boran Kuzum, Esra Ruşan, Meriç Aral, Efe Tunçer, Kamil Güler, Zeynep Tuğçe Bayat, Gülcan Arslan, Nil Sude Albayrak, Edis, Joy (Buddy)

 

 


MASUMİYET MÜZESİ | YENİ DİZİ | 13 ŞUBAT 2026

Orhan Pamuk’un dünyaca ünlü romanından uyarlanmış Masumiyet Müzesi, İstanbul’un zengin ailelerinden Kemal ile yoksul ve uzak akrabası Füsun’un 1970’lerde başlayan fırtınalı hikayesini anlatıyor. Füsun’a karşı hisleri için herkesi karşısına alan Kemal, genç kadının küpelerini, tokalarını hatta içtiği sigaraların izmaritlerini toplamaya başlar… Aşk başımıza bir kaza gibi gelen ve bizi yolumuzdan çıkaran bir takıntı ve bir acı mıdır, yoksa masum ve büyük bir mutluluk mu?
 

Yazar: Orhan Pamuk

Yönetmen: Zeynep Günay

Senarist: Ertan Kurtulan

Yapımcı: Kerem Çatay

Yapım Şirketi: Ay Yapım

Oyuncular: Selahattin Paşalı, Eylül Lize Kandemir, Oya Unustası, Tilbe Saran, Bülent Emin Yarar, Gülçin Kültür Şahin, Ercan Kesal, Hasan Erdem, Zeynep Dinsel, Tolga İskit, Onur Ünsal, Jessica Taşçı, Enes Danış, Eren Kabatepe, Aybike Turan, Tayfun Gül, Cem Bayurgil, Tugay Erdoğan, Ahmet Yalçın, İskender Bağcılar, Neslihan Arslan, Bora Akın ve Cansel Elçin

 

 


MEZARLIK S3 | YENİ SEZON | 2026

Gizemli bir vaka, dağılmış Mezarlık ekibini yeniden bir araya getirir. Önem’in beklenmedik dönüşüyle soruşturma, ekip için kişisel ve sarsıcı bir sürece dönüşür.
 
Senaristler: Fulya Turhan, Evren Oğuz, Ahmet Saatçioğlu

Yönetmen: Abdullah Oğuz

Yapımcı: Abdullah Oğuz, Evren Oğuz

Yapım Şirketi: Evrensel Filmcilik 

Oyuncular: Birce Akalay, Olgun Toker, Şehsuvar Aktaş, Baran Güler, Arbil Tabur, Hakan Meriçliler, Sezgin Uzunbekiroğlu, Cem Sürgit, Elif Sevinç, Berke Gündem, Yeşim Çelebi

 

 


ORGANİZE İŞLER: KARUN HAZİNESİ | YENİ DİZİ | 2026

Gizemli bir hazine haritasının ortaya çıkmasıyla Asım Noyan ve çetesi, acımasız rakiplerin ve uluslararası avcıların peşine düştüğü tehlikeli bir yarışın içine sürüklenir.


Senarist: Yılmaz Erdoğan

Yönetmen: Şenol Sönmez

Yapımcı: Necati Akpınar, Nükhet Karvanlı

Yapım Şirketi: BKM

Oyuncular: Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ, Demet Akbağ, Uraz Kaygılaroğlu, Ezgi Mola, Bensu Soral, Atakan Çelik, Rıza Kocaoğlu, Okan Çabalar, Ersin Korkut, Görkem Sevindik, Engin Türkoğlu, Furkan Rıza Demirel

 

 


SENİ TANIYORUM | YENİ DİZİ | 2026

Doğum yaptıktan sonra ara verdiği ressamlığa dönmek isteyen Funda aradığı bakıcıyı bulur. Bakıcı Nazlı’nın gizemi, Funda ve eşi İlker’in hayatlarını sonsuza kadar değiştirir. Bu karşılaşma, her birinin tutku ve sadakat sınavlarından geçeceği uzun soluklu bir oyuna dönüşür.
 

Senarist: Tuğba Doğan

Yönetmen: Mert Baykal

Yapımcı: Pelin Diştaş, Kaan Kurbanoğlu

Yapım Şirketi: Bombon Studios

Oyuncular: Elçin Sangu, Ozan Dolunay, Melis Sezen, Cemal Hünal, Efe Taşdelen, Ada & Arya Özdemir, Arbil Tabur, Nergis Öztürk, Mine Teber


SONRA GÖZLER GÖRÜR | YENİ DİZİ | 2026

Yenibelde kasabası, genç bir kızın esrarengiz ölümüyle çalkalanır. Çocukluğunun geçtiği kasabaya yıllar sonra geri dönen ünlü bir gazeteci, bu suçun izini sürerken sadece bir katili değil yıllarca halı altına süpürülen sırları ve kendi geçmişini de açığa çıkarır.

 

Senarist: Ece Yörenç

Yönetmen: Bertan Başaran

Yapımcı: Kerem Çatay, Kaan Kurbanoğlu

Yapım Şirketi: Ay Yapım

Oyuncular: Şevval Sam, Okan Yalabık, Berk Özgür, Mert Fırat, Uğur Aslan, Başak Daşman, Serkan Keskin, Berfu Halisdemir, Çiğdem Selışık Onat, Cem Yiğit Üzümoğlu, Yağmur Başkurt, Efe Tunçer, Fırat Çelik, Baran Andıç, Burcu Söyler


ZEYTİN AĞACI S3 | FİNAL SEZON | 2026

Ayvalık’a dönen Ada için yeni bir başlangıç, geçmişten gelen bir temasla yön değiştirirken; Sevgi aile hayalini, Leyla ise ilişkisini sorgulamaya cesaret eder.

 

Senarist: Nuran Evren Şit

Yönetmen: Erdem Tepegöz

Yapımcı: Onur Güvenatam, Cem Chaban

Yapım Şirketi: OGM Pictures

Oyuncular: Tûba Büyüküstün, Seda Bakan, Boncuk Yılmaz, Rıza Kocaoğlu, Umut Kurt, Şükrü Özyıldız, Berk Cankat, İlayda Akdoğan, Füsun Demirel, Atsız Karaduman
 

 

 

Ayrılık da Sevdaya Dahil İncelemesi: 90’lar Sıcaklığı, Tiyatro Aşkı ve Bitmeyen Çelişkiler

Ayrılık da Sevdaya Dahil: Tiyatroya Yazılmış Bir Aşk Mektubu mu, Çelişkilerin Üzerine Kurulmuş Bir Melodram mı?

Bazı diziler daha ilk tanıtımından itibaren “benim dizim” hissini verir. Ayrılık da Sevdaya Dahil benim için öyleydi. Fragmandan taşan 90’lar hissi, mahalle sıcaklığı, İstanbul’un tanıdık sokakları ve melodramın o eski usul melankolisi… İzlemek için can attım ve çıktığı gibi izledim.

Ve evet: Dizi atmosfer kurmayı biliyor. Mekânlar, müzik, ritim yer yer gerçekten çok iyi. Ancak aynı dizi, kendi kurduğu dünyanın tutarlılığını sık sık kendi eliyle bozuyor. Bu yazı, tam olarak bu ikili duygunun yazısı.

Dizinin Hikâyesi: Tahsilatçı Kemal – Senarist Afife

Ayrılık da Sevdaya Dahil, tefeci bir ailenin içinde büyüyen Kemal ile senaryo yazarı Afife’nin yollarının kesişmesini anlatıyor. Kemal tahsilatçılık yapan, varoluşunu kurallar, borçlar ve güç dengeleri üzerinden kurmuş bir karakter. Afife ise zorunlu olarak işlettiği lokantasında hayata tutunmaya çalışan, aynı zamanda senaryo yazarlığı ve eğitmenlik yapan bir kadın. İki karakter, bir borç meselesi yüzünden karşı karşıya geliyor.

Kâğıt üzerinde bu karşılaşma çok güçlü bir dramatik zemin sunuyor: sınıf farkı, iktidar, etik, hayatta kalma ve aşk. Sorun, dizinin bu güçlü malzemeyi çoğu zaman derinleştirmek yerine kolay çözümlerle geçiştirmesi.

YouTube Videoları: Senaryo Eğitimi Fikri Güçlü, Uygulaması Problemli

Dizinin en özgün taraflarından biri, her bölümün Afife’nin YouTube’da çektiği senaryo eğitimi videolarıyla açılması. Bu videolar yalnızca bir anlatı süsü değil; her biri bir senaryo yazımı başlığına karşılık geliyor ve bölümün dramatik yapısını teorik olarak beslemeyi amaçlıyor:

  • Karşılaşma
  • Çatışma
  • Kaos
  • Yakınlaşma
  • Değişim
  • Aşk
  • Kahraman
  • Melodram

Bu fikir kağıt üzerinde çok iyi. Afife’nin mesleğiyle dizinin yapısının örtüşmesi, hikâyenin “kendi kendini anlatan” bir yapıya dönüşmesini sağlayabilirdi. Ancak burada ciddi bir tutarsızlık var.

Afife, geçmişte Kemal’in kaldığı Kartal Cezaevi’nde senaryo eğitimi vermiş bir eğitmen. İyi senaryo yazımı için öğrencilere okuma listeleri verdiğini biliyoruz. Eğitmenlik yapan biri için bu listelerin yıllar içinde değişse bile ana omurgasının unutulması neredeyse imkânsızdır. Buna rağmen Afife, Kemal kitapları sorduğunda “hatırlamıyorum” diyor. Üstelik bahsi geçen kitap, unutulması zor bir eser.

Bu nokta küçük gibi görünse de karakterin mesleki inandırıcılığını ciddi biçimde zedeliyor. Afife’nin senaristliği ve eğitmenliği, hikâyenin merkezinde olması gerekirken, yer yer yalnızca “etiket” gibi duruyor.

Bir de şu var: Bu kadar tiyatronun, oyunculuğun, sahnenin konuşulduğu bir dünyada referans verilen metinlerin de o dünyaya daha fazla temas etmesi beklenirdi. Amok Koşucusu elbette kıymetli bir metin; ancak dizinin kurduğu kültürel bağlam düşünüldüğünde, daha isabetli seçimler yapılabilirdi.

Neslihan: Güçlü Kadın Potansiyelinden ‘Hak Eden’ İmajına

Yasemin Kay Allen’ın canlandırdığı Neslihan, Kemal’in nişanlısı ve tefeci düzeninin mali işlerini yürüten bir kadın. Kemal hapisteyken yanında duran, sistemin “pis” tarafını bilen biri. Aynı zamanda tam bir dizi tutkunu; diziler izliyor, yorumluyor, ana akım seyircinin beklentilerini dile getiriyor.

Dizi, Neslihan üzerinden bir seyirci eleştirisi kurmaya çalışıyor. Ancak bu eleştiri, Afife’nin –sektörü bilmesi gereken kişi olmasına rağmen– Neslihan’a tepeden bakan, küçümseyen tavrıyla zayıflıyor. Afife sanki kendi dışındaki herkesi küçümsüyor: sevgilisini, arkadaşını, Neslihan’ı; hatta yer yer kendisini. Ama dizi bunu bir karakter kusuru olarak değil, çoğu zaman haklı bir pozisyon gibi sunuyor.

Bu durum özellikle Afife–Neslihan yüzleşme sahnesinde iyice görünür oluyor. Yine mağdur Afife oluyor; Neslihan ise tefeci düzenindeki konumu üzerinden “kapitalist, soğuk” bir yere itiliyor. Oysa aynı sahnelerde Afife, tefeci düzeninin başındaki “duygusal” erkeği savunuyor. Yani Kemal’i anlayan hep Afife, Neslihan ise adım adım “aldatılmayı hak eden” imajına sürükleniyor.

Kadınlar arası bir yüzleşme, kadın karakterleri derinleştirebilecekken; dizi bir kadını diğerine feda ederek merkezini korumayı tercih ediyor.

Kemal ve Bitmeyen Erkeklik Döngüsü

Kemal karakteri, artık izlemekten yorulduğumuz bir erkeklik anlatısına yaslanıyor: sert, yaralı, geçmişi problemli ve bir kadının şefkatiyle “anlaşılacak” erkek. Bu erkeklerin anneleri gibi kadınların peşinden koşması gerçekten yorucu. O zaman başta öyle bir kadınla olun; o ana kadar da kimseye âşık rolü yapmayın.

Rüya sahneleri de (el ele tutuşulan kadın, gizlenen yüz) dramatik bir gizem gibi kurulsa da tahmin edilmesi çok kolay bir kader mekanizmasına dönüşüyor.

Bir de tefeci dünyası meselesi var: Para verdiği adamlar tarafından kandırılan, fazla naif yazılmış bir tefeci düzeni… Burada mesele “herkes biraz iyi biraz kötüdür” değil; mesele, bu dünyanın sertliğinin tutarlı biçimde kurulup kurulmadığı.

Kadın Hakları Dili ve Eylem Sahnesi: En Büyük Kırılma

Dizi, kadın hakları diliyle temas ediyor: “bayan” kelimesine tepki, dil hassasiyeti, kadın yürüyüşü sahnesi… Bunlar doğru yazılsa çok güçlü bir politik damar olabilirdi.

Ama Afife, kendi aldatılma öfkesini yaşarken bir yandan da başka bir kadının aldatılmasına vesile olan bir ilişkinin içine giriyor. Bu çelişki sorgulandığında ise “bazen öyle gerekir” denilerek meşrulaştırılıyor.

İşte tam bu noktada dizi ciddi bir problem yaşıyor:
Bu kadın hangi kadınların hakkını savunuyor?
Feminist yürüyüşler sadece öldürülen kadınlar için mi?

Eylem sahnesi, yüzleşme üretmeyince yalnızca “güncel görünme” dekoruna dönüşüyor ve dizinin en sinir bozucu tercihlerinden biri haline geliyor.

Dizinin En Güçlü Yeri: Tiyatro Hafızası

  • Ve sonra dizi bir anda bambaşka bir yere çıkıyor.
  • Tiyatro hikâyeleri…
  • İsimlerin tek tek anılması…
  • Fotoğraflar…

Haldun Taner, Ferhan Şensoy, Münir Özkul, Tilbe Saran, Cevat Çapan, Metin Deniz, Genco Erkal, Gülriz Sururi, Cüneyt Türel, Şevket Altuğ, Umur Bugay, Şener Şen, Afife Jale…

Bu sahneler, dizinin açık ara en iyi, hatta neredeyse “tek gerçekten iyi” sahneleri. Bir kültür hafızasına saygıyla eğiliyor. Keşke bu hat, dizinin ana omurgası olsaydı.

Ayrılık da Sevdaya Dahil, iki ayrı diziyi aynı anda taşımaya çalışıyor:

  • Tiyatroya, kültüre ve hafızaya saygıyla bakan; 90’lar hissini iyi kuran, sakin ve sahici bir melankoli dizisi
  • Çelişkilerini yüzleşmeye çevirmeyen; güncel hassasiyetleri dekor gibi kullanan; melodram reflekslerine teslim bir aşk dizisi

Malzeme çok iyi olduğu için, yanlış tercihler daha çok batıyor.

Tiyatro hattı bu kadar güçlü olmasaydı bu dizi bu kadar sinir de bozmazdı. Çünkü insan, iyi bir şeyin harcanışına daha çok kızıyor.